Bir davada, hakimin reddini gerektiren nedenlerin (CMK m.22 vd.) bilirkişiler hakkında da geçerli olmasının (CMK m.69) temel amacı nedir? Bu kuralın ihlal edilerek hüküm kurulmasının hukuki sonucu nedir?
Hakimin reddini gerektiren nedenlerin bilirkişiler hakkında da geçerli kılınmasının temel amacı, yargılamanın en önemli unsurlarından biri olan 'tarafsızlığı' sağlamaktır. Bilirkişi, özel veya teknik bilgisiyle mahkemeye yardımcı olan bir 'yargılama süjesi'dir ve vereceği raporun objektif, yansız ve bilimsel verilere dayanması gerekir. Tıpkı bir hakim gibi, davayla veya taraflarla kişisel bir bağı, menfaati veya ön yargısı olan bir bilirkişinin hazırlayacağı raporun güvenilirliği şüphe altında kalır. Bu nedenle kanun koyucu, hakimin tarafsızlığını güvence altına alan ret sebeplerini (örneğin, davanın tarafı olmak, taraflarla belirli derecede akrabalık, davada tanık veya savcı olarak bulunmuş olmak vb.) bilirkişiler için de geçerli saymıştır. Bu kuralın ihlal edilerek, ret sebebi bulunan bir bilirkişinin raporuna dayanılarak hüküm kurulması, CMK m.289/1-a'da sayılan 'mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması' veya m.289/1-e'deki 'hükme katılması yasak olan bir hakimin katılması' hallerine benzer şekilde, mutlak bir hukuka aykırılık ve bozma nedeni teşkil eder. Bu durum, adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelir.