5271 sayılı CMK'nın 62, 63 ve 67. maddeleri çerçevesinde, mahkemenin bilirkişi raporuna itibar edip etmeme konusundaki takdir yetkisinin sınırı nedir? Bilirkişinin, hakimin yetkisinde olan 'kusurluluk' konusunda bir değerlendirme yapmasının hükme etkisi ne olur?
Mahkemenin bilirkişi raporuna itibar edip etmeme konusunda takdir yetkisi geniştir, ancak sınırsız değildir. Bilirkişi raporları takdiri delillerdendir ve mahkemeyi bağlamaz. Mahkeme, gerekçesini göstermek suretiyle raporun aksine karar verebilir. Ancak bu takdir yetkisinin sınırı, kararın gerekçeli olması ve denetime elverişli olmasıdır. Mahkeme, raporu yetersiz veya hatalı buluyorsa, bu durumu gerekçesinde somut olarak açıklamalı ve gerekirse yeni bir rapor almalıdır. Bilirkişinin, hakimin münhasır yetkisinde olan 'kusurluluk' konusunda (örneğin 'sanık 4/8 oranında kusurludur' gibi) bir değerlendirme yapması yetki aşımıdır. Metindeki Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/2619 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bilirkişinin bu yöndeki değerlendirmesi hakimi bağlamaz. Ancak, mahkemenin oluşa ve dosyadaki diğer delillere uygun düşmeyen, hatalı bir kusur tespiti içeren bilirkişi raporuna, kendi değerlendirmesini yapmadan ve gerekçelendirmeden dayanarak hüküm kurması, kararın bozulmasına neden olur.