Dosyada mevcut birden çok bilirkişi raporu arasında çelişki bulunması durumunda mahkemenin izlemesi gereken usul nedir? Her çelişki mutlaka yeni bir bilirkişi incelemesini gerektirir mi?
Dosyadaki bilirkişi raporları arasında çelişki bulunması halinde, mahkemenin öncelikli görevi bu çelişkiyi gidermektir. Ancak her çelişki, mekanik bir şekilde yeni bir bilirkişi incelemesini zorunlu kılmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun metinde atıf yapılan 2016/182 sayılı kararına göre, buradaki temel kıstas, 'maddi gerçeğin hiçbir şüpheye yer verilmeyecek biçimde ortaya çıkarılması'dır. Eğer çelişki, bilirkişiye başvurulma nedeni olan ve çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren esaslı bir hususa ilişkinse, mahkeme bu çelişkiyi gidermek zorundadır. Bu, genellikle mevcut bilirkişilerden ek rapor alınarak veya çelişkiyi giderecek nitelikte, tercihen bir kuruldan (heyetten) yeni bir rapor alınarak yapılır. Örneğin, metindeki Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/6512 sayılı zimmet suçu kararında, çelişkili raporlar nedeniyle Sayıştay emekli uzmanlarından oluşan yeni bir heyetten rapor alınması gerektiği belirtilmiştir. Ancak çelişki, esasa etkili olmayan veya hakimin genel hukuki bilgisiyle çözebileceği bir noktadaysa, yeni bir rapor almadan, gerekçesini açıklayarak raporlardan birine üstünlük tanıması mümkündür.