Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunda (TCK m.209/1), senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası tanıkla ispat edilebilir mi? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımını ve gerekçesini açıklayınız.
Hayır, kural olarak tanıkla ispat edilemez. TCK m.209/1'de düzenlenen ve failin, kendisine rıza ile teslim edilen imzalı boş bir kağıdı anlaşmaya aykırı doldurmasıyla oluşan bu suçun ispatında, ceza muhakemesinin serbest delil ilkesine bir istisna getirilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (24.03.1989) ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun metinde atıf yapılan 2020/354 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu iddianın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (HMK) olduğu gibi 'yazılı delil' ile ispat edilmesi gerekir. Tanıkla ispat, ancak HMK'nın izin verdiği istisnai durumlarda (örn. yakın akrabalık) mümkündür. Bunun gerekçesi, hukuk ve ceza mahkemeleri arasında çelişkili kararların çıkmasını önlemek ve ticari hayattaki güveni korumaktır. Aksi takdirde, ceza mahkemesi tanık beyanlarıyla senedin kötüye kullanıldığına karar verip mahkumiyet hükmü kurarken, hukuk mahkemesi yazılı delil olmadığı için aynı senedi geçerli kabul edip alacağın tahsiline karar verebilir. Bu çelişkiyi ve hakkaniyetsizliği önlemek amacıyla ceza mahkemesi de bu spesifik konuda hukuk usulündeki ispat kurallarıyla bağlı kılınmıştır.