Avukatın göreviyle ilgili veya görevi sırasında işlediği iddia edilen suçlarda soruşturma usulünün genel hükümlerden farkı nedir? Hangi durumda genel hükümler uygulanır?
Avukatın göreviyle ilgili veya görevi sırasında işlediği iddia edilen suçlarda soruşturma usulü, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58 ila 60. maddelerinde düzenlenen özel bir usule tabidir. Genel hükümlerden temel farkı, soruşturmanın başlayabilmesi için 'Adalet Bakanlığı'nın izninin' zorunlu olmasıdır (Av. K. m.58/1). Bu izin alınmadan Cumhuriyet savcısı doğrudan soruşturma başlatamaz, ifade alamaz veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veremez. (Bkz. Yargıtay 18. CD, 13.06.2016 tarihli karar). İzin alındıktan sonra soruşturmayı suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı yapar. Kovuşturma aşamasına geçilmesi için ise 'son soruşturma izni' gerekir ve bu izin suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi tarafından verilir. Yargılama ise suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır (Av. K. m.59). Genel hükümler ise Avukatlık Kanunu m.61'de belirtilen istisnai durumda uygulanır: Avukatın, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı 'suçüstü' halinde yakalanması. Bu durumda soruşturma, izin alınmaksızın, doğrudan Cumhuriyet savcısı tarafından genel hükümlere (CMK) göre yürütülür. Ayrıca avukatın mesleğiyle ilgili olmayan kişisel suçları da genel hükümlere tabidir.