Yargıtay'ın bozma kararı sonrası ilk derece veya bölge adliye mahkemesinin 'uyma' veya 'direnme' kararı vermesi 'bozmadan sonra serbestlik' kuralı olarak adlandırılır. Peki, mahkemenin 'uyma' kararı verdikten sonraki durumu ifade eden 'uymadan sonra serbestlik' kuralı ne anlama gelir ve istisnaları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80061

'Uymadan sonra serbestlik' kuralı, Yargıtay'ın bozma kararına uymayı tercih eden mahkemenin, sanığın hukuki durumunu yeniden serbestçe değerlendirme hak ve yetkisine sahip olmasıdır. Temyiz edilen önceki hüküm bozma ile ortadan kalktığından, mahkeme önceki kararından farklı olarak, suçun sübutu ve niteliği de dahil olmak üzere tüm hususlarda yeni bir vicdani kanaate ulaşarak karar verebilir. (Bkz. Yargıtay CGK, 15.05.2018 tarihli, 2018/119 E. sayılı karar). Ancak bu serbestliğin iki temel istisnası vardır: 1) Bozma Nedenine Uyma Zorunluluğu: Mahkeme, bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkla sınırlı olarak bozma doğrultusunda hareket etmek zorundadır. Örneğin, eksik bilirkişi raporu nedeniyle yapılan bir bozmaya uyulmuşsa, mahkeme artık bilirkişi raporu almadan karar veremez. Bu durum özellikle usuli bozmalarda geçerlidir. 2) Aleyhe Bozma/Değiştirme Yasağı (Reformatio in Peius): Hüküm yalnızca sanık veya onun lehine olanlar tarafından temyiz edilmişse, bozma üzerine yeniden kurulan hükümdeki ceza, önceki hükümle belirlenen cezadan daha ağır olamaz (CMK m.307/5).