İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), ceza normlarının yorumlanmasında 'aşamalı olarak adil yoruma imkan verme' ilkesini nasıl tanımlamaktadır? Bu ilkenin 'kanunilik' ilkesiyle çelişip çelişmediğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80058

İHAM, Parmak ve Bakır/Türkiye kararında belirtildiği üzere, İHAS m.7'de güvence altına alınan kanunilik ilkesinin, kuralların suçun özü ile tutarlı olması ve makul olarak öngörülebilmesi şartıyla, davadan davaya aşamalı olarak adil yoruma imkan verdiğini kabul etmektedir. Kafkaris/Kıbrıs kararında da izah edildiği gibi, bir norm ne kadar açık düzenlenirse düzenlensin, hukuk sistemlerinde kaçınılmaz olarak bir yargısal yorum unsuru bulunur. Çünkü daima şüpheli noktaların aydınlatılması ve değişen durumlara uyarlanması ihtiyacı olacaktır. Bu ilke, 'kanunilik' ilkesiyle çelişmez; aksine onu tamamlar. Kanunilik ilkesi, aşırı katılık getirerek hukukun toplumsal değişimlere ayak uydurmasını engellememelidir. Ancak İHAM'ın buradaki temel şartı, yapılacak yorumun 'öngörülebilir' olması ve 'suçun özüyle tutarlı' olmasıdır. Yani, yargısal yorum, mevcut bir suç tanımını, bireyin makul olarak eyleminin suç teşkil edeceğini öngöremeyeceği bir şekilde genişletemez. Bu durum, keyfiliğe karşı bir güvence sağlar. Dolayısıyla, aşamalı yorum, kanunilik ilkesinin dinamik bir şekilde hayata geçirilmesini sağlayan, ancak öngörülebilirlik ve suçun özüyle bağlı kalarak keyfiliği önleyen bir araçtır.