Soyut norm denetimi için Anayasa'nın 151. maddesinde öngörülen 60 günlük dava açma süresinin 'esas' yönünden denetim için geçerli olduğu, 'şekil' yönünden denetim için ise bu sürenin 10 gün olduğu belirtilmiştir. Bu süre ayrımının ardındaki anayasa politikası ve rasyonel nedir? Bir kanunun şekil yönünden Anayasa'ya aykırılığının, esas yönünden aykırılığına göre neden daha acil ve hızlı bir denetim gerektirdiği düşünülmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79588

Anayasa m. 151'de öngörülen 10 günlük (şekil) ve 60 günlük (esas) süre ayrımının temelinde, denetlenen aykırılıkların niteliği ve yasama sürecine olan etkileri yatmaktadır. Bu ayrımın ardındaki anayasa politikası ve rasyonel şudur: 1) Şekil Denetiminin Niteliği: Şekil denetimi, bir kanunun Anayasa'da öngörülen usullere (teklif, görüşme, oylama yeter sayıları, Cumhurbaşkanının geri gönderme yetkisi vb.) uygun olarak yapılıp yapılmadığını inceler. Bu kurallar, yasama sürecinin meşruiyetinin temelini oluşturur. Şekil sakatlığı, kanunun 'doğumundaki' bir sakatlıktır ve kanunun varlığını temelden sarsar. 2) Aciliyet ve Hukuki Güvenlik: Şekil bakımından sakat bir kanunun uzun süre yürürlükte kalması, yasama organının kendi iç işleyişine ve Anayasal kurallara uymadığı algısı yaratarak hem parlamentoya olan güveni hem de genel olarak hukuki güvenliği ciddi şekilde zedeler. Bu tür bir meşruiyet krizini önlemek ve yasama sürecindeki hataları bir an önce tespit edip düzeltmek için, şekil denetiminin çok kısa bir süre içinde yapılması hedeflenmiştir. 10 günlük süre, bu aciliyeti yansıtır. Bu süre geçtikten sonra, kanunun usulüne uygun olarak çıkarıldığına dair bir karine oluşur ve artık şekil sakatlığı iddiası ileri sürülemez. Bu, 'şekil noksanlığının sonradan iyileşmesi' veya 'hukuki istikrar' ilkesinin bir gereğidir. 3) Esas Denetiminin Niteliği: Esas denetimi ise, kanunun içeriğinin Anayasa'daki temel haklara, ilkelere ve kurallara uygun olup olmadığını inceler. Bu, daha derinlemesine, felsefi ve hukuki bir analiz gerektirir. Kanunun içeriğindeki bir aykırılığın tespiti ve bunun üzerine bir dava hazırlanması daha fazla zaman alabilir. Bu nedenle, kanun koyucu, dava açmaya yetkili organlara daha makul bir hazırlık süresi tanımak için 60 günlük daha uzun bir süre öngörmüştür. Sonuç olarak, süre ayrımı, şekil sakatlıklarının yasama sürecinin meşruiyetini doğrudan ilgilendiren ve acil müdahale gerektiren teknik usul hataları olduğu, esas sakatlıklarının ise daha kapsamlı bir hukuki analiz gerektiren içerik sorunları olduğu varsayımına dayanmaktadır.