Bir Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmekte olan bir alacak davasında, taraflardan biri delil olarak bir ses kaydı sunmuştur. Kaydın, karşı tarafın rızası olmaksızın gizlice alındığı anlaşılmaktadır. Bu ses kaydının delil olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini, HMK m. 189/2 ('Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.') hükmü ile Yargıtay'ın 'delil yaratma amacı olmaksızın, ani gelişen bir durum karşısında başka türlü ispat imkanı olmayan hallerde' gizli kaydı meşru kabul eden istisnai içtihatlarını karşılaştırarak analiz ediniz. Bu istisnanın uygulanabilmesi için hangi koşulların bir arada bulunması gerekir?
HMK m. 189/2, 'hukuka aykırı delil yasağı'nı medeni yargılama için de açıkça benimsemiştir. Kural olarak, bir kişinin rızası dışında sesinin kaydedilmesi, özel hayatın gizliliğini ve haberleşmenin gizliliğini ihlal eden hukuka aykırı bir eylemdir ve bu yolla elde edilen bir delil, mahkeme tarafından hükme esas alınamaz. Bu, kuraldır ve temel ilkedir. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve bazı daireleri, özellikle boşanma davaları gibi ispatı zor olan bazı uyuşmazlıklarda, bu kurala çok sınırlı bir istisna getirmiştir. Bu istisnanın amacı, bir hakkın başka türlü ispatlanmasının imkansız olduğu durumlarda, daha üstün bir hakkı (örneğin, aile birliğinin korunması, aldatılmama hakkı) korumaktır. Yargıtay'ın bu istisnayı uygulayabilmesi için şu koşulların çok sıkı bir şekilde bir arada bulunması gerekir: 1) Delil Yaratma Amacı Olmaması: Kaydı yapan tarafın, planlı bir şekilde, karşı tarafı tuzağa düşürerek delil yaratma kastıyla hareket etmemiş olması gerekir. Eylemin, kendiliğinden ve ani gelişen bir olay (bir hakaret, tehdit veya ikrar) karşısında, o anki durumu tespit etme amacıyla yapılmış olması şarttır. 2) Başka Türlü İspat İmkanının Olmaması: İddia edilen vakıanın (örneğin, aldatma, hakaret) ispatı için tanık, belge, mesaj kaydı gibi başka hiçbir makul delilin bulunmaması gerekir. Gizli kayıt, 'son çare' olmalıdır. 3) Kaydın Sadece Uyuşmazlıkla İlgili Olması: Kaydın, davanın çözümü için zorunlu olan beyanları içermesi, bunun dışındaki özel hayata ilişkin gereksiz ayrıntıları ifşa etmemesi gerekir. Bu koşullar bir arada bulunmadığı sürece, kural (HMK m. 189/2) geçerlidir ve gizlice alınmış ses kaydı hukuka aykırı bir delil olarak kabul edilerek değerlendirme dışı bırakılır. Bir alacak davası gibi, genellikle yazılı delil veya ticari defterlerle ispatı mümkün olan bir uyuşmazlıkta, bu istisnanın uygulanma alanı son derece dardır. Mahkemenin, gizli ses kaydını delil olarak kabul etmesi için, borçlunun borcunu ani bir ikrar ettiği ve bu ikrarın başka hiçbir şekilde ispatlanamayacağı gibi çok istisnai bir durumun varlığını tespit etmesi gerekir.