Güvenlik soruşturması iptal davasında 'yürütmenin durdurulması' (YD) kararı verilmiştir. İdare, İYUK m. 28/1 uyarınca bu kararı 30 gün içinde uygulamakla yükümlüdür. Bu YD kararının, davanın esası hakkında nihai bir karar olmaması (geçici bir tedbir olması) göz önüne alındığında, idarenin bu karara uymasının hukuki niteliği nedir? İdare, YD kararı uyarınca göreve başlattığı adayı, davanın ilerleyen aşamalarında mahkemenin YD kararını kaldırması veya esastan davayı reddetmesi halinde, yeni bir idari işlemle görevden alabilir mi?
Yürütmenin durdurulması (YD) kararı, dava konusu idari işlemin (güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması ve atamama işlemi) hukuki geçerliliğini ve sonuçlarını, dava sonuçlanıncaya kadar askıya alan geçici bir tedbirdir. İdarenin, İYUK m. 28/1 uyarınca bu karara 30 gün içinde uyması, Anayasa'nın 138. maddesindeki 'yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır' hükmünün bir gereğidir. İdarenin YD kararına uyması, ilk atamama işlemini ortadan kaldıran yeni bir işlem (geri alma) değil, yargı kararının gereğini yerine getirme fiilidir. Bu nedenle, YD kararı uyarınca göreve başlayan adayın hukuki durumu, davanın nihai sonucuna bağlı olarak 'geçici' bir nitelik taşır. Davanın ilerleyen aşamalarında, mahkemenin veya bir üst mahkemenin (Bölge İdare Mahkemesi) YD kararını kaldırması veya davanın esastan reddedilmesi durumunda, YD kararının askıya aldığı ilk 'atamama' işlemi yeniden hukuken geçerli ve yürütülebilir hale gelir. Bu durumda idare, kesinleşen mahkeme kararına dayanarak, daha önce YD kararı gereği göreve başlattığı kişiyi, yeni bir gerekçe aramaksızın ve yeni bir takdir yetkisi kullanmaksızın, ilk atamama işleminin bir sonucu olarak görevden alabilir. Bu görevden alma işlemi, yeni ve bağımsız bir idari işlem değil, yargı kararıyla hukuka uygunluğu kesinleşen ilk işlemin icrasıdır. Dolayısıyla, evet, idare YD kararının kalkması veya davanın reddedilmesi halinde, kesinleşen yargı kararına dayanarak adayın görevine son verebilir. Adayın bu süre zarfında aldığı maaşlar ve diğer mali haklar ise, iyi niyetli olduğu ve yargı kararına dayalı olarak çalıştığı için kural olarak geri istenmez.