5237 sayılı TCK'nın ceza zamanaşımını düzenleyen 68. maddesinin 4. fıkrası, 'Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez' demektedir. Dava zamanaşımını düzenleyen TCK m. 66/4 ise, 'seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır' hükmünü içerir. Bu iki fıkra arasındaki 'en ağır ceza' ve 'hapis cezası esas alınır' ifadelerindeki farkın, ceza ve dava zamanaşımının hesaplanmasındaki pratik sonuçları nelerdir? Tek bir suçtan dolayı hem 3 yıl hapis hem de adli para cezasına mahkum edilen bir kişinin ceza zamanaşımı hangi cezaya göre ve ne kadar sürede hesaplanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79581

TCK m. 66/4 ve m. 68/4 arasındaki ifade farkı, dava zamanaşımı ile ceza zamanaşımının farklı mantıklara dayanmasından kaynaklanmaktadır. Dava zamanaşımı (m. 66), henüz bir yargılama yapılmamışken, suçun kanundaki cezasının üst sınırına göre hesaplanır. Kanun koyucu, dava açılmamış bir suçta, seçimlik ceza (hapis veya adli para cezası) öngörüldüğünde, daha ağır olan 'hapis cezasının' üst sınırının esas alınmasını emrederek, devletin cezalandırma hakkını daha uzun süre korumayı amaçlamıştır. Ceza zamanaşımı (m. 68) ise, yargılama yapılıp hüküm verildikten sonra, bu hükmün infazı için işleyen süredir. Burada artık soyut bir ceza değil, somut olarak hükmedilmiş bir veya birden fazla ceza vardır. TCK m. 68/4'teki 'en ağır ceza' ifadesi, tek bir hükümde birden fazla türde ceza (örneğin, hem hapis hem adli para cezası) verildiğinde, zamanaşımı süresinin bu cezalardan hangisi için kanunda daha uzun bir süre öngörülmüşse ona göre belirleneceğini ifade eder. Bu, genellikle hapis cezasıdır. Sorudaki örnekte, tek bir suçtan hem 3 yıl hapis hem de adli para cezasına mahkumiyet vardır. Bu cezalar, 'türleri başka başka cezaları içeren' tek bir hükümdür. TCK m. 68/1'e göre zamanaşımı süreleri şöyledir: - 3 yıllık hapis cezası, m. 68/1-e ('Beş yıla kadar hapis... cezaları') kapsamına girer ve 10 yıllık zamanaşımına tabidir. - Adli para cezası da aynı fıkra kapsamındadır ve o da 10 yıllık zamanaşımına tabidir. TCK m. 68/4 uyarınca, bu hükmün infazı, en ağır ceza için konulan sürenin geçmesiyle engellenir. Burada her iki ceza türü için de zamanaşımı süresi aynı (10 yıl) olduğundan, hükmün kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçmekle hem hapis cezasının hem de adli para cezasının infazı zamanaşımına uğrar. Eğer hapis cezası 6 yıl olsaydı, zamanaşımı 20 yıl (m. 68/1-d) olacak ve hem hapis hem de para cezasının zamanaşımı bu 20 yıllık süreye tabi olacaktı. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2020/20355 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, aynı suça ilişkin ilamlardan birinin (örneğin adli para cezası) infazı için yapılan bir tebligat, diğerinin (hapis cezası) zamanaşımını da keser. Bu da iki cezanın zamanaşımı açısından bir bütün olarak ele alındığını gösterir.