Güvenlik soruşturması iptal davasında, davacı vekili dava dilekçesinde açıkça 'yürütmenin durdurulması' (YD) talebinde bulunmamıştır. Bu durumda İdare Mahkemesi, İYUK m. 27'de belirtilen 'telafisi güç veya imkânsız zararların doğması' ve 'idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması' şartlarının varlığını tespit etse dahi, re'sen YD kararı verebilir mi? Taleple bağlılık ilkesinin (HMK m. 26) idari yargıdaki yansımasını ve YD kararının hukuki niteliğini (geçici bir tedbir olması) göz önünde bulundurarak bu durumu analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79579

Hayır, İdare Mahkemesi re'sen (kendiliğinden) yürütmenin durdurulması (YD) kararı veremez. İdari yargıda da, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesinde ifadesini bulan 'taleple bağlılık ilkesi' geçerlidir. Bu ilke uyarınca hakim, tarafların talepleriyle bağlıdır ve talep edilenden fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. YD kararı, davanın esası hakkında nihai bir karar olmamakla birlikte, dava sonuçlanıncaya kadar idari işlemin icrasını durduran, geçici nitelikte önemli bir hukuki koruma tedbiridir. İYUK m. 27/2, 'Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler' demektedir. Ancak bu, mahkemenin YD kararı verebilmesi için gerekli olan maddi şartları düzenler; YD talebinde bulunma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. YD talebi, bir dava şartı değildir ancak YD kararı verilebilmesinin usuli bir ön koşuludur. Davacı, dilekçesinde açıkça YD talep etmemişse, mahkeme YD için aranan koşulların (açık hukuka aykırılık ve telafisi güç zarar) var olduğunu düşünse bile, bu konuda bir karar veremez. Aksi bir uygulama, taleple bağlılık ilkesinin ağır bir ihlali olur. Sağlanan metinlerden 'kadimhukuk.com.tr/makale/guvenlik-sorusturmasi-iptal-davasi-itiraz/' başlıklı yazıda da 'Talep edilmezse İdare Mahkemesi YD kararını resen veremez.' ifadesiyle bu husus açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla, YD kararı alabilmek için davacının dava dilekçesinde veya yargılamanın herhangi bir aşamasında yazılı olarak bu talebi ileri sürmesi mutlak bir zorunluluktur.