CMK m. 4/2, mahkemeler arasında görev uyuşmazlığı çıktığında, görevli mahkemeyi 'ortak yüksek görevli mahkeme'nin belirleyeceğini hükme bağlamıştır. Bu hükmün, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun özel görev kuralları ile çatışması durumunda nasıl bir yorum yapılmalıdır? Örneğin, bir Asliye Ceza Mahkemesi'nin, suça sürüklenen çocuk hakkındaki bir davada, yeni kurulan Çocuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle verdiği görevsizlik kararına, Çocuk Mahkemesi'nin de 'davanın kendi kuruluşundan önce açıldığı' gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı vermesi halinde, bu olumsuz görev uyuşmazlığını hangi mahkeme çözer ve hangi kanun hükmü öncelikli olarak uygulanmalıdır? (Bkz. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2017/6963 E., 2018/23 K.)
Bu soru, genel görev kuralı (CMK) ile özel görev kuralı (Çocuk Koruma Kanunu) arasındaki ilişkiyi ve görev uyuşmazlığının çözüm merciini konu almaktadır. Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir ve bu husus kamu düzenindendir. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, suça sürüklenen çocukların yargılanması için özel mahkemeler (Çocuk Mahkemesi, Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi) kurmuş ve bu mahkemelerin görevlerini özel olarak düzenlemiştir. Bu, 'lex specialis' (özel kanun) niteliğindedir ve genel hükümlere göre önceliklidir. 5395 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi, kanunun yürürlüğe girmesinden önce genel mahkemelerde derdest olan davaların, yeni kurulan çocuk mahkemeleri faaliyete geçtiğinde bu mahkemelere devredileceğini açıkça düzenlemiştir. Dolayısıyla, Çocuk Mahkemesi'nin 'davanın kendi kuruluşundan önce açıldığı' gerekçesiyle görevsizlik kararı vermesi, 5395 sayılı Kanun'un bu açık hükmüne aykırıdır. Mahkemelerin kuruluşuna ilişkin HSK kararları, kanun hükümlerini ortadan kaldıramaz veya farklı şekilde yorumlayamaz. Sorudaki olumsuz görev uyuşmazlığında, CMK m. 4/2 uyarınca görevli mahkemeyi belirleyecek olan 'ortak yüksek görevli mahkeme', her iki mahkemenin de (Asliye Ceza ve Çocuk Mahkemesi) kararlarını denetlemeye yetkili olan, o yerdeki Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili ceza dairesi veya Yargıtay'dır (somut olayda merci tayini ile). Bu merci, uyuşmazlığı çözerken, genel kuraldan önce özel kanun olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümlerini esas almalıdır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2017/6963 E., 2018/23 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkemelerin görevlerine ilişkin anayasal ve yasal kurallar idari nitelikteki HSK kararlarıyla değiştirilemez. 5395 sayılı Kanun gereği, dava Çocuk Mahkemesi'ne devredilmelidir. Dolayısıyla ortak yüksek görevli mahkeme, Asliye Ceza Mahkemesi'nin görevsizlik kararının doğru, Çocuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararının ise yanlış olduğuna hükmederek uyuşmazlığı Çocuk Mahkemesi lehine çözecektir.