Bir trafik kazasında destekten yoksun kalanlar, davalı sigorta şirketine karşı açtıkları davada, ıslah dilekçesiyle taleplerini, PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplanan bilirkişi raporu doğrultusunda artırmışlardır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti ise, Yargıtay'ın güncel içtihatlarını gerekçe göstererek TRH 2010 tablosuna göre (daha yüksek çıkan) bir tazminata hükmetmiştir. Bu kararın, HMK m. 176 vd. düzenlenen 'ıslah' kurumu ve HMK m. 26'daki 'taleple bağlılık ilkesi' açısından hukuka uygunluğunu değerlendiriniz. (Bkz. Y 4. HD 17.11.2022 T, 2021/18454 E., 2022/14907 K.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79571

Bu karar, HMK'nın temel ilkelerinden olan 'taleple bağlılık ilkesi'ne (HMK m. 26) aykırıdır. Taleple bağlılık ilkesi, hakimin, tarafların talep sonucundan daha fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğini ifade eder. Islah kurumu (HMK m. 176 vd.), taraflara iddia ve savunmalarını genişletme veya değiştirme imkanı tanısa da, bu kurum hakime talep edilenden fazlasına hükmetme yetkisi vermez. Davanın sınırlarını tarafların talepleri çizer. Somut olayda, davacılar vekili, ıslah dilekçesiyle dava değerini ve tazminat talebini, PMF 1931 tablosuna göre hesaplanan bilirkişi raporundaki miktar üzerinden belirlemiştir. Bu, davacıların taleplerini bu miktarla 'sınırlandırdığı' anlamına gelir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti (veya mahkeme), her ne kadar TRH 2010 tablosunun uygulanmasının daha doğru olduğunu düşünse de, davacının talebini aşarak, TRH 2010 tablosuna göre hesaplanan ve ıslah edilen miktardan daha yüksek olan bir tazminata hükmedemez. Bunu yapmak, taleple bağlılık ilkesinin açık bir ihlalidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 17.11.2022 tarihli, 2021/18454 E., 2022/14907 K. sayılı kararında da bu duruma işaret edilmiş ve davacı tarafça PMF 1931 tablosuna göre ıslah yapılmış ve bu tablonun uygulanması talep edilmişken, hakem heyetinin talebi aşarak TRH 2010 tablosuna göre karar vermesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Doğru olan, hakem heyetinin, davacının talebiyle bağlı kalarak, en fazla ıslah edilen miktar üzerinden bir karar vermesidir. Eğer TRH 2010 tablosunun daha doğru olduğunu düşünüyorsa, bunu kararında belirtebilir ancak hüküm altına alacağı miktar, talep edilen miktarı geçemez.