Destekten yoksun kalma tazminatı davasında (TBK m. 53), destekten yoksun kalan eşin, yargılama sırasında veya öncesinde yeniden evlenmesi, tazminat hesabını nasıl etkiler? Bu durumun, 'gerçek zarar' ilkesi ve tazminatın amacı (yoksun kalınan desteğin telafisi) açısından hukuki gerekçesini açıklayınız. Ayrıca, yeniden evlenme ihtimaline dayalı olarak (bekar olan dul eş için) tazminattan soyut bir indirim yapılması (evlenme şansı indirimi) mevcut Yargıtay içtihatlarına göre mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79564

Destekten yoksun kalma tazminatının amacı, ölenin sağlığında fiilen sağladığı desteğin ölümle birlikte ortadan kalkması nedeniyle destek alanların uğradığı zararı gidermektir. Tazminat hukukuna hakim olan 'gerçek zarar' ilkesi gereğince, tazminat miktarı fiilen uğranılan zararı aşamaz, bir zenginleşme aracı olamaz. Destekten yoksun kalan eşin yeniden evlenmesi, bu ilkeler çerçevesinde tazminat hesabını doğrudan etkiler. Yeniden evlenen eş, yeni eşinden destek görmeye başlayacağından, ölen eski eşinin desteğine olan ihtiyacı ortadan kalkar. Bu nedenle, destekten yoksun kalma tazminatı, sadece ölen eşin ölüm tarihi ile sağ kalan eşin yeniden evlendiği tarih arasındaki süre için hesaplanabilir. Yeniden evlenme tarihinden sonraki dönem için destek ihtiyacı sona erdiğinden, bu dönem için tazminat hesaplanmaz. Bu durum, tazminatın amacının gelecekteki bir yoksunluğu gidermek olmasından kaynaklanır; eğer yoksunluk ortadan kalkmışsa, giderilecek bir zarar da kalmamıştır. (Bkz. Y4.HD 24.06.2024 T, 2024/4904 E., 2024/6393 K.). İkinci olarak, yeniden evlenme ihtimaline dayalı olarak tazminattan indirim yapılması (evlenme şansı indirimi), Yargıtay'ın güncel ve yerleşik içtihatlarına göre mümkün değildir. Geçmişte bazı kararlarda uygulanan bu yöntem, varsayımlara dayandığı, kişilerin özel hayatına haksız bir müdahale teşkil ettiği ve temel hak ve özgürlüklerle (evlenme hakkı, özel hayatın gizliliği) bağdaşmadığı gerekçesiyle terk edilmiştir. Tazminat hesabı, somut ve objektif verilere dayanmalıdır. Bir kişinin gelecekte evlenip evlenmeyeceği, tamamen kişisel ve belirsiz bir durum olduğundan, bu tür soyut bir ihtimale dayanarak hak sahibinin tazminatından indirim yapılması, gerçek zarar ilkesine ve hakkaniyete aykırı kabul edilmektedir. Dolayısıyla, mevcut hukukumuzda, sadece fiilen gerçekleşmiş bir yeniden evlenme durumunda tazminat hesabı sınırlanır, evlenme ihtimaline dayalı bir indirim yapılamaz.