Destekten yoksun kalma tazminatı davasında, desteğin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, hem destek olan kişinin (örneğin emniyet kemeri takmaması) hem de karşı taraf sürücüsünün kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, desteğin kusurunun (müterafik kusur) ve karşı tarafın kusurunun, destekten yoksun kalanların (üçüncü kişi) tazminat alacağına etkisi nasıl olur? Yargıtay'ın 'müteselsil sorumluluk' (TBK m. 61, KTK m. 88) ve 'zararın yansıtılamaması' ilkelerini nasıl uyguladığını, Yargıtay 17. HD'nin 2018/3488 E. sayılı kararı gibi içtihatlar ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79559

Bu soru, destekten yoksun kalma tazminatında kusurun tazminata etkisini ve müteselsil sorumluluk kurallarının uygulanmasını konu almaktadır. Yargıtay'ın yerleşik ve tutarlı içtihatlarına göre, bu durumda iki temel ilke devreye girer: 1) Desteğin Kusurunun (Müterafik Kusur) Yansıtılamaması: Destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin mirasçı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan 'üçüncü kişi' sıfatıyla talep edilen, doğrudan bu kişiler üzerinde doğan 'bağımsız' bir haktır. Bu bir yansıma zarar değildir. Dolayısıyla, ölen desteğin kazanın oluşumundaki kendi kusuru, onun desteğinden yoksun kalanlara yansıtılamaz. Yani, destekten yoksun kalanların alacağından, desteğin kusuru oranında bir indirim yapılamaz. Bu ilke, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarıyla (örn. 2011/17-142 E.) sabittir. 2) Müteselsil Sorumluluk ve Karşı Tarafın Kusuru: Kazaya karışan birden fazla kişinin (destek ve karşı taraf sürücüsü) kusurlu olması, TBK m. 61 ve KTK m. 88 uyarınca 'müteselsil sorumluluk' doğurur. Müteselsil sorumluluk, zarar görenin (destekten yoksun kalanlar) korunmasını amaçlar. Bu ilkeye göre, zarar gören, zararının tamamını müteselsil sorumlulardan dilediği birinden veya hepsinden talep edebilir. Dolayısıyla, destekten yoksun kalanlar, tazminatlarının tamamını karşı taraf sürücüsünden (veya onun sigortacısından) talep edebilirler. Karşı taraf, 'ben sadece kendi kusurum oranında (%25) öderim' diyemez. Yargıtay 17. HD'nin 2018/3488 E., 2020/2231 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, zarar gören 3. kişi konumundaki davacının maddi zararının belirlenmesinde, desteğin kusuru davacılara yansıtılamayacağı; KTK’nun 88. maddesindeki müteselsil sorumluluk ilkesinin sonucu olarak, kazaya karışan karşı araç sürücüsünün kazadaki kusurunun da davacının sıfatı nedeniyle davacıya yansıtılamayacağı; zarardan müteselsilen sorumlu olan davalı sigortacının ödeme yaptıktan sonra diğer müteselsil sorumlulara rücu hakkını kullanabileceği hususları göz önünde bulundurularak, herhangi bir kusur indirimi yapılmaksızın hesaplanan tazminatın (davalı sigortacının poliçe limiti dahilinde) hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.