TCK m. 155/1'de düzenlenen basit güveni kötüye kullanma suçunun takibi şikayete bağlı iken, m. 155/2'de düzenlenen nitelikli hallerin (hizmet, meslek, sanat, ticaret nedeniyle) takibi şikayete bağlı değildir. Bu ayrımın ardındaki kanun koyucunun amacı ve korunan hukuki yarar açısından gerekçesi nedir? Avukatına, bir dava için masraf olarak teslim ettiği parayı avukatın kendi şahsi borçları için kullanması durumunda, avukatın eylemi TCK m. 155'in hangi fıkrası kapsamında değerlendirilir ve bu suçun soruşturulması için müvekkilin şikayeti bir zorunluluk mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79555

TCK m. 155'in basit ve nitelikli halleri arasındaki şikayet koşulu farkının temelinde, kanun koyucunun korunan hukuki yarara ve ihlal edilen güvenin niteliğine atfettiği önem yatmaktadır. TCK m. 155/1'deki basit halde, taraflar arasında adi, kişisel bir güven ilişkisi (örneğin bir arkadaşa emanet edilen eşya) kötüye kullanılmaktadır. Kanun koyucu, bu tür kişisel ilişkilerden doğan ve genellikle daha az toplumsal etki yaratan uyuşmazlıkların takibini, mağdurun iradesine (şikayetine) bırakarak bir nevi 'ultima ratio' (ceza hukukunun son çare olması) ilkesini uygulamaktadır. TCK m. 155/2'deki nitelikli hallerde ise, ihlal edilen güven ilişkisi daha özel ve yoğundur. Hizmet, meslek, sanat veya ticari ilişki, toplumda genel bir güvenin varlığını gerektiren alanlardır. Bu alanlarda işlenen güveni kötüye kullanma suçları, sadece bireysel mağduriyete yol açmakla kalmaz, aynı zamanda o mesleğe, ticari hayata veya hizmet ilişkilerine duyulan genel güveni de sarsar. Bu nedenle korunan hukuki yarar daha geniştir ve suçun takibi kamu düzeni açısından önemli görülerek şikayete tabi tutulmamıştır. Sorudaki vakada, müvekkilin avukatına dava masrafı olarak teslim ettiği paranın avukat tarafından şahsi amaçlarla kullanılması, TCK m. 155/2'de yer alan 'meslek veya sanat... ilişkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya' üzerinde işlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturur. Zira para, avukatlık mesleğinin ifası kapsamında ve bu mesleki güven ilişkisine dayanılarak teslim edilmiştir. Bu suç, nitelikli bir hal olduğundan takibi şikayete bağlı değildir. Cumhuriyet savcısı, suçu öğrendiği anda (örneğin müvekkilin bir ihbarı veya başka bir yolla) re'sen soruşturma başlatmak zorundadır. Müvekkilin şikayeti soruşturma için bir şart olmasa da, olayın aydınlatılması ve delillerin toplanması açısından önem taşır. Müvekkil daha sonra şikayetinden vazgeçse bile, kamu davası düşmez ve yargılama devam eder.