HMK m. 227/1, 'Uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf dahi yemin teklif edebilir' derken, m. 227/2, 'Yemin teklif olunan kimse, yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra, diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz' demektedir. Bu iki fıkra arasındaki ilişkiyi, 'usuli kazanılmış hak' kavramı çerçevesinde yorumlayınız. Bir davada, davacı hem tanık deliline hem de 'sair deliller' diyerek yemin deliline dayanmıştır. Mahkeme tanıkları dinledikten sonra, davacının iddiasının ispatlanamadığı kanaatine varırsa, davacıya yemin teklif etme hakkını hatırlatmalı mıdır? Davacının bu aşamada yemin teklif etmesi ve davalının yemini edaya hazır olduğunu bildirmesi sonrasında davacının yeni bir tanık veya belge sunması mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79535

HMK m. 227/1, yeminin diğer delillerle birlikte (terditli olarak) ileri sürülebileceğini, diğer delillerin yetersiz kalması durumunda başvurulabilecek nihai bir ispat aracı olduğunu belirtir. m. 227/2 ise, yemin deliline başvurulduktan ve karşı taraf bu teklifi kabul ettikten sonra geri dönülemeyeceğini düzenleyerek bir 'usuli kazanılmış hak' tesis eder. Yemin, kesin bir delildir ve eda edildiğinde veya edasından kaçınıldığında uyuşmazlığı kesin olarak çözer. Karşı taraf, yemin teklifini kabul ettiğinde, diğer tarafın diğer delillerden feragat ederek uyuşmazlığın kaderini yeminin sonucuna bağladığına güvenir. Bu güvenin korunması, usuli kazanılmış hak ilkesinin bir gereğidir. Sorudaki vakada, davacı 'sair deliller' ifadesiyle yemin deliline de dayanmıştır. Mahkeme, tanık beyanlarıyla iddianın ispatlanamadığı kanaatine varırsa, davacının dayandığı diğer delilleri de tüketmek amacıyla, davacıya yemin teklif etme hakkının bulunduğunu hatırlatmalıdır (Hukuk Genel Kurulu 2017/3098 E., 2021/546 K.). Bu, hakimin davayı aydınlatma ödevi (HMK m. 31) kapsamında da bir gerekliliktir. Davacı bu hatırlatma üzerine yemin teklif eder ve davalı da yemini edaya hazır olduğunu bildirirse, artık HMK m. 227/2 devreye girer. Bu andan itibaren davacı, teklifinden vazgeçerek yeni bir tanık dinletemez, yeni bir belge sunamaz veya başka bir delile dayanamaz. Çünkü davalı lehine, davanın yeminin sonucuna göre karara bağlanacağına dair bir usuli kazanılmış hak doğmuştur. Davacı, bu teklifiyle diğer tüm delil ve iddialarından vazgeçmiş sayılır.