İhtiyati haciz kararının infazından sonra, borçlu ödeme emrine itiraz etmiş ve takip durmuştur. İİK m. 264/2, alacaklının, ihtiyati haczin düşmemesi için itirazın tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazın kaldırılması (icra mahkemesi) veya itirazın iptali (genel mahkeme) yoluna başvurması gerektiğini düzenler. Alacaklının bu yedi günlük süreyi kaçırmasının, 'ihtiyati haciz' üzerindeki etkisi ile 'icra takibi' üzerindeki etkisi arasındaki fark nedir? Alacaklı, bu süreyi kaçırdıktan sonra icra takibine devam etmek için hangi hukuki imkanlara sahiptir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79524

İİK m. 264/2'deki yedi günlük süre, 'ihtiyati haczin devamlılığını' sağlayan, hak düşürücü nitelikte özel bir süredir. Bu sürenin kaçırılmasının sonuçları, ihtiyati haciz ile icra takibi açısından farklıdır: 1) İhtiyati Haciz Üzerindeki Etkisi: Yedi günlük sürenin kaçırılmasıyla birlikte, borçlunun malları üzerine konulmuş olan 'ihtiyati haciz' kendiliğinden hükümsüz hale gelir (kalkar). Alacaklının, takibin kesinleşmesine kadar borçlunun malvarlığı üzerindeki geçici güvencesi sona erer. 2) İcra Takibi Üzerindeki Etkisi: Yedi günlük sürenin kaçırılması, 'icra takibini' sona erdirmez. Borçlunun itirazıyla durmuş olan icra takibi, 'derdest' (devam ediyor) olmaya devam eder. İhtiyati haczin kalkması, takibin düştüğü anlamına gelmez. Alacaklı, yedi günlük özel süreyi kaçırmış olsa bile, icra takibine devam etmek için genel sürelere tabi olan hukuki imkanlara sahiptir. Bu imkanlar şunlardır: a) İtirazın Kaldırılması: Alacaklı, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren 'altı ay' içinde, elindeki belgenin niteliğine göre (İİK m. 68-68/a'daki belgelerden ise) icra mahkemesine başvurarak itirazın kesin veya geçici olarak kaldırılmasını talep edebilir. b) İtirazın İptali Davası: Alacaklı, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren 'bir yıl' içinde, genel mahkemelerde (görevli mahkemede) 'itirazın iptali davası' açabilir. Sonuç olarak, yedi günlük sürenin kaçırılması sadece ihtiyati haczi düşürür. Alacaklı, takipteki alacağını kurtarmak için altı aylık veya bir yıllık genel süreler içinde itirazın kaldırılması veya iptali yollarına başvurma hakkını korur. Bu süreleri de kaçırırsa, o zaman icra takibi de düşer ve alacağını ancak genel hükümlere göre bir 'alacak davası' açarak talep edebilir.