Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.06.2023 tarihli (2019/166 E., 2023/355 K.) kararında, sanığı ve mağdureyi aracıyla olay yerine götüren, olay yerindeki varlığıyla diğer sanığa manevi destek veren ancak cinsel saldırı sırasında 'Yeter artık bırak kadını!' diyerek müdahale eden kişinin eylemi, TCK m. 37 kapsamında 'müşterek faillik' değil, TCK m. 39 uyarınca 'yardım etme' olarak nitelendirilmiştir. Bu kararı, YCGK'nın 2017/484 K. sayılı kararıyla (cinsel saldırıda müşterek faillik kabul edilen) karşılaştırarak, sanığın suça 'müdahale' etmesinin, iştirak şeklinin (müşterek faillik vs. yardım etme) belirlenmesindeki kritik rolünü ve 'fiil üzerinde fonksiyonel hakimiyet' unsurunun yorumlanmasındaki etkisini tartışınız.
Bu iki YCGK kararı, iştirak derecesinin belirlenmesinde somut olayın tüm dinamiklerinin ve özellikle sanığın fiilin icrası sırasındaki davranışlarının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Aralarındaki temel fark, sanığın suça katkısının 'fonksiyonel hakimiyet' kurup kurmadığı noktasında ortaya çıkmaktadır. 1) 2017/484 K. sayılı Kararda Müşterek Faillik: Bu kararda sanık, suça en başından hileyle katılmış, kapıyı kilitleyerek mağdurun kaçışını engellemiş ve gözcülük yapmıştır. Bu eylemler, suçun işlenmesi için vazgeçilmez, fonksiyonel bir katkı olarak görülmüştür. Sanığın müdahalesi ise, suç bittikten sonraki darp eylemine yönelikti ve daha ağır bir neticeyi önleme amacı taşıyordu; bu durum, cinsel saldırıya olan asli iştirak iradesini ortadan kaldırmadı. Yani, sanığın katkısı 'fiil üzerinde ortak hakimiyet' kurma düzeyindeydi. 2) 2023/355 K. sayılı Kararda Yardım Etme: Bu kararda ise sanığın katkısı, 'araçla olay yerine götürmek' ve 'manevi destek vermekle' sınırlı kalmıştır. Bu eylemler, suçun işlenmesini kolaylaştıran, ancak onlarsız suçun işlenemeyeceği derecede vazgeçilmez (fonksiyonel) olmayan katkılardır. En kritik nokta, sanığın, suçun icrası 'sırasında' müdahale ederek 'Yeter artık bırak kadını!' demesidir. Bu müdahale, sanığın, fiilin işlenişi üzerinde diğer sanıkla ortak bir hakimiyet kurma iradesine sahip olmadığını, suçun gidişatını kontrol etme niyetinin bulunmadığını ve fiilin icrasını onaylamadığını gösteren güçlü bir emaredir. Bu durum, onun katkısının TCK m. 39 kapsamında 'suçun işlenmesini kolaylaştırmak' suretiyle yardım etme düzeyinde kaldığını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, sanığın suça 'müdahalesi', onun kastının ve fiil üzerindeki hakimiyetinin derecesini belirlemede kritik bir rol oynar. Suçun icrası sırasında yapılan bir müdahale, sanığın ortak suç işleme iradesinin ve fiil üzerinde ortak hakimiyet kurma niyetinin olmadığını göstererek, eyleminin müşterek faillikten yardım etmeye indirilmesine neden olabilir. 2017'deki kararda müdahale suç sonrası iken, 2023'teki kararda müdahale suçun icrası sırasındadır ve bu, iştirak şeklinin nitelendirilmesindeki temel farkı yaratmıştır.