5237 sayılı TCK'nın 53/1-b maddesi, kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 'seçme ve seçilme ehliyetinden' yoksun bırakılmayı öngörürken, Anayasa'nın 67. ve 76. maddeleri, seçilme ehliyeti için daha özel ve ağırlaştırılmış koşullar (taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis cezasına hüküm giymemiş olmak gibi) getirmektedir. Bu iki farklı düzenleme arasındaki ilişkiyi, 'normlar hiyerarşisi' ve 'özel hükmün önceliği' ilkeleri açısından değerlendiriniz. Kasten işlediği bir suçtan 8 ay hapis cezası alan ve cezası ertelenmeyen bir kişinin, cezasının infazı süresince ve infazından sonra seçme ve seçilme ehliyeti nasıl etkilenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79513

Bu soru, TCK ile Anayasa'daki düzenlemeler arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkinin temel bir siyasi hak olan seçme ve seçilme ehliyetine etkisini sorgulamaktadır. Bu ilişki, 'normlar hiyerarşisi' ilkesine göre çözülmelidir. Anayasa, normlar hiyerarşisinin en tepesinde yer alır ve kanunlar Anayasa'ya aykırı olamaz (Anayasa m. 11). Dolayısıyla, TCK'daki bir düzenleme ile Anayasa'daki bir düzenleme arasında bir çatışma varsa, Anayasa hükmü esas alınır. TCK m. 53/1-b, hapis cezasının infazı süresince genel bir hak yoksunluğu düzenlerken, Anayasa m. 76, milletvekili seçilme yeterliliği için daha özel, kalıcı ve ağırlaştırılmış koşullar getirmektedir. Bu nedenle, 'seçilme ehliyeti' açısından Anayasa'nın 76. maddesindeki özel ve üst norm niteliğindeki hükümler uygulanır. Sorudaki örnekte, 8 ay hapis cezası alan kişinin durumu şu şekilde analiz edilmelidir: 1) Seçme Ehliyeti: TCK m. 53/1-b uyarınca, kişi hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar seçme ehliyetinden (oy kullanma hakkından) yoksun kalır. Anayasa Mahkemesi'nin (Söyler/Türkiye kararı sonrası) ve YSK'nın uygulamalarına göre bu yoksunluk, fiilen ceza infaz kurumunda bulunma süresiyle sınırlıdır. Cezanın infazı tamamlandıktan sonra seçme ehliyetini yeniden kazanır. 2) Seçilme Ehliyeti: Kişinin aldığı ceza, Anayasa'nın 76. maddesinde sayılan 'bir yıl veya daha fazla hapis cezası' sınırının altındadır. Ayrıca, ceza miktarına bakılmaksızın seçilmeye engel olan suçlardan (zimmet, rüşvet, hırsızlık vb.) biri de değildir. Bu nedenle, bu mahkumiyet, kişi için milletvekili seçilmeye 'ömür boyu' bir engel teşkil etmez. Kişi, cezasının infazı süresince TCK m. 53/1-b gereği seçilme ehliyetinden yoksun olacaktır. Ancak cezanın infazı tamamlandıktan sonra, Anayasa m. 76'daki bir engele takılmadığı için seçilme ehliyetini yeniden kazanacaktır. Eğer aldığı ceza 1 yıl veya daha fazla olsaydı, cezası infaz edilip bitse dahi, Anayasa m. 76 gereği ömür boyu seçilme yeterliliğini kaybetmiş olacaktı.