Yargıtay, cinsel suçlarda, mağdurun olaydan sonra 'makul bir süre' içinde şikayette bulunmasını, beyanının güvenilirliği açısından bir kriter olarak değerlendirmektedir. 'Makul süre' kavramının hukuki niteliğini ve bu sürenin cinsel taciz (TCK m. 105) ile çocuğun cinsel istismarı (TCK m. 103) suçları açısından farklı yorumlanmasının nedenlerini, suçların mağdurları üzerindeki psikolojik etkileri ve toplumsal baskı unsurlarını göz önünde bulundurarak analiz ediniz. (Bkz. Y14CD-K.2019/11624)
Cinsel suçlarda şikayet için aranan 'makul süre', bir dava veya şikayet süresi gibi hak düşürücü veya zamanaşımı süresi niteliğinde değildir. Bu, Yargıtay'ın, ceza muhakemesindeki 'serbest delil' ve 'vicdani kanaat' ilkeleri çerçevesinde, mağdur beyanının güvenilirliğini ve tutarlılığını denetlemek için geliştirdiği bir 'delil değerlendirme kriteri'dir. Gecikmiş bir şikayet, tek başına beyanı geçersiz kılmaz ancak gecikmenin nedenlerinin somut olayın özelliklerine göre makul ve hayatın olağan akışına uygun bir şekilde açıklanmasını gerektirir. 'Makul süre' kavramı, suçun niteliğine göre esnek yorumlanır: 1) Cinsel Taciz (TCK m. 105): Bu suç genellikle ani, kısa süreli ve fiziksel temas içermeyen (söz, işaret vb.) eylemlerle işlenir. Mağdurun bu tür bir olaya tepkisini daha hızlı vermesi beklenir. Olayın sıcaklığı geçtikten, örneğin günler sonra yapılan bir şikayet, olayın gerçekten yaşanıp yaşanmadığı veya farklı bir motivasyonla (husumet, intikam) mı yapıldığı konusunda şüphe uyandırabilir. Yargıtay'ın Y14CD-K.2019/11624 sayılı kararında da üç günlük gecikmenin, diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde şüphe yarattığına işaret edilmiştir. 2) Çocuğun Cinsel İstismarı (TCK m. 103): Bu suçun mağdurları çocuklar olduğu için durum tamamen farklıdır. Çocuklar, yaşadıkları olayın niteliğini tam olarak kavrayamayabilir, failden (genellikle bir aile üyesi veya tanıdık) korkabilir, utanç veya suçluluk duyabilir, ne yapacaklarını bilemeyebilirler. Toplumsal ve ailevi baskı nedeniyle olayı yıllarca gizleyebilirler. Bu nedenlerle, çocuğun cinsel istismarı suçlarında, olayın üzerinden yıllar geçtikten sonra (örneğin mağdur reşit olduğunda) yapılan bir şikayet dahi 'makul' kabul edilebilir. Yargıtay, bu durumda gecikmenin nedenlerini çocuğun psikolojik durumu, yaşı ve faille olan ilişkisi gibi faktörleri dikkate alarak değerlendirir. Sonuç olarak, 'makul süre' kriteri, suçun mağdur üzerindeki travmatik etkisi, mağdurun yaşı, faille olan ilişkisi ve toplumsal baskı gibi sübjektif unsurlar göz önünde bulundurularak, her suç tipi ve somut olay için ayrı ayrı değerlendirilen esnek bir delil takdiri aracıdır.