5237 sayılı TCK, TCK m. 51'de 'hapis cezasının ertelenmesi'ni bir ceza infaz kurumu olarak düzenlerken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun (DMK) 48/A-5 maddesi, 'kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına... mahkûm olmamak' şartını memuriyete engel bir hal olarak kabul etmektedir. Hapis cezası ertelenmiş bir mahkumiyetin, DMK m. 48/A-5 açısından memuriyete etkisini, Anayasa'nın 70. maddesindeki 'kamu hizmetine girme hakkı' ve ceza hukukunun 'ıslah' amacı çerçevesinde kritik bir şekilde değerlendiriniz. 1 yıl 6 ay hapis cezası alan ve bu cezası TCK m. 51 uyarınca ertelenen bir kişinin memuriyet statüsü ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79497

Bu soru, ceza hukuku yaptırımının (erteleme) idare hukuku (memuriyet statüsü) üzerindeki etkisini ve farklı kanunlar arasındaki potansiyel çatışmayı ele almaktadır. TCK m. 51 uyarınca hapis cezasının ertelenmesi, failin cezaevine girmesini önleyen ve denetim süresi sonunda cezanın infaz edilmiş sayılmasını sağlayan, failin topluma yeniden kazandırılmasını (ıslah) amaçlayan bir kurumdur. Ancak bu, ortadaki mahkumiyet hükmünü ortadan kaldırmaz. DMK m. 48/A-5 ise, belirli bir sürenin üzerinde hapis cezasına mahkumiyeti, cezanın ertelenip ertelenmediğine bakmaksızın memuriyete mutlak bir engel olarak düzenlemiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, Yargıtay ve Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre, kasten işlenen bir suçtan dolayı 1 yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkumiyet, bu ceza ertelenmiş olsa dahi, DMK m. 48/A-5'teki 'mahkum olmama' şartının ihlali anlamına gelir. Sorudaki örnekte, 1 yıl 6 ay hapis cezası alan ve cezası ertelenen kişi, DMK m. 48/A-5'teki koşulu kaybetmiş olur. Eğer kişi memur ise, 657 sayılı DMK m. 98 uyarınca görevi sona erer. Eğer memur adayı ise, ataması yapılamaz. Bu durum, Anayasa'nın 70. maddesindeki kamu hizmetine girme hakkına bir sınırlama getirmektedir. Bu sınırlamanın, 'kamu hizmetinin gerektirdiği nitelikler' ve 'kamu yararı' gibi meşru amaçlara dayandığı ve kanunla düzenlendiği için anayasaya aykırı olmadığı kabul edilmektedir. Ancak eleştirel bir bakış açısıyla, ceza hukukunun ıslah amacının, erteleme gibi bir kurumla kişiyi topluma kazandırmayı hedeflerken, idare hukukunun aynı kişiyi kamu hizmetinden kalıcı olarak dışlamasının bir çelişki yarattığı ve orantılılık ilkesi açısından tartışılabileceği ileri sürülebilir. Buna rağmen mevcut hukuki durum, ertelenmiş olsa dahi 1 yıl ve üzeri kasıtlı suçtan mahkumiyetin memuriyete engel teşkil ettiği yönündedir.