Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.11.2017 tarihli (2017/937 E., 2017/484 K.) kararında, nitelikli cinsel saldırı suçunu doğrudan işlemeyen ancak aracında suçun işlenmesine olanak sağlayan ve gözcülük yapan sanığın, suç tamamlandıktan sonraki darp eylemi sırasında 'Yeter artık vurma' şeklindeki müdahalesi, onun cinsel saldırı suçuna iştirak iradesini ortadan kaldırmamış ve sanık 'müşterek fail' olarak sorumlu tutulmuştur. Bu kararı, TCK m. 37'de tanımlanan 'fiil üzerinde ortak hakimiyet' ve 'birlikte suç işleme kararı' unsurları açısından analiz ediniz. Sanığın müdahalesinin, kastının sınırlarını belirlemedeki rolü nedir ve bu durum neden fiilin 'yardım etme' (TCK m. 39) olarak nitelendirilmesini engellemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79490

YCGK'nın 2017/484 K. sayılı kararı, iştirak hukukunda 'müşterek faillik' (TCK m. 37) ile 'yardım etme' (TCK m. 39) arasındaki sınırın belirlenmesi açısından aydınlatıcıdır. Müşterek faillik için iki temel unsur aranır: 'birlikte suç işleme kararı' ve 'fiil üzerinde ortak (fonksiyonel) hakimiyet'. Karara konu olayda, sanığın sorumluluğu şu şekilde temellendirilmiştir: 1) Birlikte Suç İşleme Kararı: Sanık, mağduru eve bırakma hilesine katılmış, araca binmesini sağlamış ve kapıları kilitleyerek hürriyetinden yoksun bırakmıştır. Bu eylemler, suçun işlenmesine yönelik en başından itibaren diğer sanıkla ortak bir iradeye sahip olduğunu göstermektedir. 2) Fiil Üzerinde Ortak Hakimiyet: Sanık, sadece pasif bir izleyici değildir. Kapıları kilitlemesi, mağdurun kaçmasını engellemiş; olay yerindeki varlığı, mağdur üzerinde bir baskı unsuru oluşturmuş ve gözcülük yapması, suçun güvenli bir şekilde işlenmesini sağlamıştır. Bu katkılar, suçun işlenmesi için 'fonksiyonel' bir öneme sahiptir; yani onun katkısı olmasaydı suç ya hiç işlenemeyecek ya da çok daha zor işlenecekti. Bu durum, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduğunu gösterir. Sanığın 'Yeter artık vurma' şeklindeki müdahalesi, iştirak iradesini ortadan kaldırmamıştır. YCGK bu müdahaleyi, cinsel saldırı suçuna yönelik kastının sona erdiği şeklinde değil, suçun daha ağır bir neticeye (ölüm gibi) ulaşmasını istemediği şeklinde yorumlamıştır. Yani müdahale, sanığın kastının sınırını göstermektedir; kastı nitelikli cinsel saldırıyı kapsamaktadır, ancak olası kasten öldürmeyi kapsamamaktadır. Bu durum, onun cinsel saldırı suçuna en başından beri var olan iştirak iradesini ortadan kaldırmaz. Katkısının suçun işlenişindeki fonksiyonel önemi ve başından beri var olan ortak iradesi, eyleminin TCK m. 39 kapsamındaki 'yardım etme' sınırlarını aştığını ve TCK m. 37 kapsamında 'müşterek faillik' olarak nitelendirilmesini gerektirdiğini ortaya koymuştur.