Cinsel saldırı suçunda 'gözcülük' eyleminin her zaman TCK m. 37 kapsamında 'müşterek faillik' olarak mı değerlendirilmesi gerekir? Gözcülüğün 'yardım etme' (TCK m. 39) olarak kalabileceği durumlar olabilir mi? Bu ayrımı yaparken dikkate alınması gereken kriterler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79478

Gözcülük eylemi, her zaman mutlak olarak 'müşterek faillik' olarak değerlendirilmeyebilir; somut olayın özelliklerine göre 'yardım etme' kapsamında kalması da mümkündür. Bu ayrımı yaparken dikkate alınması gereken temel kriter, gözcülük yapan kişinin suçun işlenişi üzerinde 'fonksiyonel bir hakimiyete' sahip olup olmadığı ve suçun işlenmesi için 'vazgeçilmez' bir katkı sunup sunmadığıdır. Müşterek faillik olarak değerlendirilmesi için: Gözcülük eyleminin, suçun işlenmesini 'güvence altına alan', fiilin icrası için 'zorunlu' veya 'olmazsa olmaz' nitelikte bir katkı olması gerekir. Örneğin, ıssız bir yerde, polisin gelme ihtimaline karşı etrafı kollayan ve polis gelirse haber vererek diğer failin kaçmasını sağlayacak olan kişinin eylemi, suçun başarıya ulaşması için kritik bir rol oynar ve fiil üzerinde fonksiyonel bir hakimiyet kurar. Bu durum müşterek failliktir. Yardım etme olarak değerlendirilmesi için: Gözcülük eyleminin, suçun işlenişini sadece 'kolaylaştıran' ancak suçun işlenmesi için vazgeçilmez olmayan bir nitelik taşıması gerekir. Örneğin, zaten kalabalık olan ve kimsenin dikkat etmediği bir ortamda, failin yanında durarak etrafa bakmak, faili manen cesaretlendirse de, suçun işlenişi üzerinde fonksiyonel bir hakimiyet kurmayabilir. Bu durumda eylem, TCK m. 39 kapsamında 'suçun işlenmesini kolaylaştırmak' suretiyle yardım etme olarak değerlendirilebilir. Ayrım, gözcünün katkısı olmadan suçun işlenip işlenemeyeceği veya ne ölçüde zorlaşacağı sorusuna verilecek cevaba bağlıdır.