Bir davanın başında 'her türlü delil' veya 'sair deliller' ifadesini kullanan taraf, yargılamanın ilerleyen aşamalarında açıkça yemin deliline dayanmamış olsa bile, mahkeme bu tarafa yemin teklif etme hakkını hatırlatmalı mıdır? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bu konudaki yerleşik içtihadını ve 'hakimin davayı aydınlatma ödevi' (HMK m. 31) ile olan ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79474

Evet, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihadına göre, bir taraf dava veya cevap dilekçesinde ya da delil listesinde 'her türlü delil', 'sair deliller', 'yasal deliller' gibi genel ifadelere yer vermişse, bu ifadenin 'yemin' delilini de kapsadığı kabul edilir. Bu durumda, iddiasını diğer delillerle ispatlayamayan tarafa, mahkemenin yemin teklif etme hakkı bulunduğunu hatırlatması gerekir. Bu, bir zorunluluktur. Yargıtay, bu zorunluluğu, HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen 'hakimin davayı aydınlatma ödevi' ve Anayasa'nın 36. maddesindeki 'adil yargılanma hakkı'nın bir gereği olarak görmektedir. Tarafların yargılamanın başında hangi maddi vakıaların çekişmeli hale geleceğini ve ispatının zorlaşacağını öngörmesi her zaman mümkün olmayabilir. Bu nedenle, delil listesinde genel ifadelere yer veren tarafa, ispat faaliyetinin son aşamasında, kanunun kendisine tanıdığı son çare olan yemin delilini kullanma imkanının hatırlatılmaması, hak arama özgürlüğünün kısıtlanması anlamına gelir. Mahkeme, bu hatırlatmayı yapmadan, 'iddia ispatlanamadı' gerekçesiyle davanın reddine karar verirse, bu durum eksik inceleme nedeniyle bozma sebebi teşkil eder (Bkz: HGK, E. 2017/3098, K. 2021/546).