TCK m. 53/4 hükmü, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında m. 53/1'deki hak yoksunluklarının uygulanmayacağını belirtmektedir. Bu mutlak istisnanın, çocuk adaleti sisteminin temel ilkeleri (ıslah, topluma yeniden kazandırma) ile ilişkisini analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79460

TCK m. 53/4'ün, suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış kişiler (suça sürüklenen çocuklar - SSÇ) hakkında hak yoksunluklarını tamamen kaldırması, modern çocuk adaleti sisteminin temel felsefesini yansıtan çok önemli bir düzenlemedir. Bu istisnanın temelinde yatan ilkeler şunlardır: 1) Islah ve Topluma Yeniden Kazandırma Amacı: Çocuk adalet sisteminin birincil amacı, çocuğu cezalandırmaktan çok, onu eğitmek, ıslah etmek ve topluma yeniden kazandırmaktır. Hak yoksunlukları, çocuğun gelecekteki eğitim, meslek ve sosyal hayatına kalıcı bir engel (stigma) oluşturarak bu amaca zarar verebilir. Örneğin, kamu görevine girememek veya seçilme ehliyetini kaybetmek, çocuğun topluma entegrasyonunu imkansız hale getirebilir. 2) Damgalanmanın Önlenmesi (Labelling Theory): Çocuğun, işlediği bir hata nedeniyle ömür boyu 'suçlu' olarak damgalanmasının önüne geçilmek istenir. Hak yoksunluklarının uygulanmaması, adli sicil kayıtlarının belirli koşullarda silinmesi gibi düzenlemeler, bu damgalamayı önlemeye hizmet eder. 3) Gelişim Süreci: Kanun koyucu, 18 yaşından küçüklerin kişiliklerinin henüz tam olarak gelişmediğini, irade ve anlama yeteneklerinin sınırlı olduğunu ve dış etkilere daha açık olduklarını kabul eder. Bu nedenle, yetişkinler için öngörülen ve güvenin sarsılmasına dayanan hak yoksunluklarının, henüz kimliği ve toplumsal rolü oturmamış bir çocuk için uygulanması orantısız ve haksız kabul edilmiştir. Bu mutlak istisna, çocuğun geçmişteki bir hatasının geleceğini karartmasını önleyerek, ona temiz bir başlangıç yapma ve potansiyelini gerçekleştirme imkanı tanımayı amaçlar.