Bir cinsel suç davasında, birden fazla mağdurun, birbirlerinden habersiz ve aralarında bir çıkar birliği olmaksızın, aynı sanık hakkında benzer nitelikte ve tutarlı beyanlarda bulunmasının ispat hukuku açısından önemi nedir? Bu durumun, sanığın 'husumet' veya 'iftira' savunmalarını zayıflatmadaki rolünü analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79458

Birden fazla mağdurun, birbirinden bağımsız olarak, aynı sanık hakkında, benzer modus operandi (suç işleme yöntemi) içeren, tutarlı ve ayrıntılı cinsel suç iddialarında bulunması, ispat hukuku açısından son derece güçlü bir delil niteliği taşır. Bu durum, tek bir mağdurun beyanına dayalı bir davadan çok daha kuvvetli bir ispat gücüne sahiptir. Bunun hukuki önemi şunlardır: 1) Beyanların Güvenilirliğini Artırma: Her bir mağdurun beyanı, diğerini teyit eder ve olayların münferit bir iftira veya yanlış anlaşılma olmadığını, sanığın tekrar eden bir davranış kalıbına sahip olduğunu gösterir. Bu durum, beyanların genel güvenilirliğini ve samimiyetini artırır. 2) Sanığın Savunmalarını Zayıflatma: Sanığın, her bir mağdurla ayrı ayrı husumeti olduğunu veya tüm mağdurların birleşerek kendisine komplo kurduğunu iddia etmesi, hayatın olağan akışına aykırı ve inandırıcılıktan uzak hale gelir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/523 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, 'iftira atmaları için ciddi ve kanıtlanmış bir nedenleri bulunmayan katılanların aşamalarda istikrarlı ve birbirlerini doğrulayan şekilde sanığın kendilerine cinsel saldırıda bulunduğunu beyan etmeleri' karşısında, sanığın soyut husumet iddiasına itibar edilmemiştir. 3) Vicdani Kanaatin Oluşması: Mahkemenin, 'her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil' arayışında, bu tür birbirini doğrulayan çoklu mağdur beyanları, vicdani kanaatin sanığın mahkumiyeti yönünde oluşmasında belirleyici bir rol oynar. Bu durum, tek bir soyut iddiadan, örüntüsel bir eyleme işaret eden somut bir delil setine geçiş anlamına gelir.