Zamanaşımına uğramış bir çekin, TTK m. 732 kapsamında açılan bir sebepsiz zenginleşme davasındaki ispat hukuku açısından rolü nedir? Bu senedin 'yazılı delil başlangıcı' olarak kabul edilmesinin, davalı keşidecinin ispat yükünü yerine getirmesindeki etkisini HMK m. 202 bağlamında analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79455

Zamanaşımına uğramış bir çek, TTK m. 732'ye dayalı sebepsiz zenginleşme davasının temelini oluşturur. Bu dava, ancak hamilin senede dayalı hakkını zamanaşımı gibi bir nedenle kaybetmesiyle açılabilir. Davanın ispat hukuku açısından rolü ise çift yönlüdür. Birincisi, davacı hamil için, yetkili hamili olduğu geçerli bir çekin varlığını ve hakkını kaybettiğini gösteren ana delildir. İkincisi ve daha önemlisi, ispat yükü kendisinde olan davalı keşideci için bir ispat kolaylığı sağlar. Normalde, HMK m. 200 uyarınca senetle ispatı gereken bir hukuki işlemde, karşı tarafın açık muvafakati olmadıkça tanık dinlenemez. Ancak Yargıtay, zamanaşımına uğramış kambiyo senedini, HMK m. 202 anlamında bir 'yazılı delil başlangıcı' olarak kabul etmektedir. Yazılı delil başlangıcı, iddianın tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, o iddiayı yaklaşık olarak gösteren ve iddia sahibinden sadır olmuş bir belgedir. Bu nitelikte bir belge varsa, senetle ispat zorunluluğu olan konularda dahi tanık dinletilebilir. Dolayısıyla, davalı keşideci, TTK m. 732/4 uyarınca 'sebepsiz zenginleşmediğini' (örneğin, temel borcu ödediğini veya temel ilişkideki malın teslim edilmediğini) ispatlarken, zamanaşımına uğramış çeki yazılı delil başlangıcı olarak gösterip bu konuda tanık dinletme hakkına sahip olur. Bu durum, davalının ispat yükünü yerine getirmesini kolaylaştıran önemli bir usuli imkandır (Yargıtay 11 HD, 14186/612, 19.01.2015).