TCK m. 167'de düzenlenen 'şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep' hükmünün, güveni kötüye kullanma suçuna etkisini, akrabalık derecelerine göre ayrım yaparak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79448

TCK m. 167, malvarlığına karşı işlenen bazı suçlarda, fail ile mağdur arasındaki yakın akrabalık ilişkisi nedeniyle ya ceza verilmemesini (şahsi cezasızlık sebebi) ya da cezada indirim yapılmasını (şahsi indirim sebebi) düzenler. Bu hüküm, güveni kötüye kullanma suçu için de geçerlidir ve etkisi akrabalık derecesine göre ikiye ayrılır: 1) Şahsi Cezasızlık Sebebi (TCK m. 167/1): Güveni kötüye kullanma suçu; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, zararına olarak işlenmesi halinde, faile ceza verilmez. Bu durumda dava açılmışsa, CMK m. 223/4-b uyarınca 'ceza verilmesine yer olmadığına' karar verilir. 2) Cezada İndirim Yapılmasını Gerektiren Şahsi Sebep (TCK m. 167/2): Suç; a) Haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, b) Aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, c) Aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının, zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akrabanın 'şikayeti üzerine' verilecek ceza yarı oranında (1/2) indirilir. Bu halde hem suçun takibi şikayete bağlı hale gelir hem de cezada zorunlu bir indirim yapılır.