Destekten yoksun kalma tazminatı davalarında zamanaşımı süresi, TBK m. 72'deki genel haksız fiil zamanaşımı ile ceza zamanaşımı arasındaki ilişki bağlamında nasıl belirlenir? Özellikle taksirle ölüme neden olma fiillerinde hangi zamanaşımı süresinin uygulanacağını TCK m. 66 hükümleriyle birlikte açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79435

Destekten yoksun kalma tazminatı, bir haksız fiilden kaynaklandığı için kural olarak TBK m. 72'deki zamanaşımı sürelerine tabidir. Bu maddeye göre dava, zarar görenin 'zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın' geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Destekten yoksun kalmada zarar ölümle doğduğu için, 2 yıllık kısa süre 'ölüm tarihinden' itibaren başlar. Ancak, TBK m. 72'nin son cümlesi çok önemli bir istisna getirir: 'Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.' Bu hükme 'uzamış ceza zamanaşımı' denir. Ölümle sonuçlanan haksız fiillerin büyük çoğunluğu (trafik kazası, iş kazası vb.) aynı zamanda TCK'da taksirle veya kasten öldürme suçunu oluşturur. Bu durumda, hukuk davasında uygulanacak zamanaşımı, o suç için TCK'da öngörülen dava zamanaşımı süresidir. Örneğin, taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunun (TCK m. 85) temel hali için TCK m. 66/1-d uyarınca dava zamanaşımı 15 yıldır. Dolayısıyla, bir trafik kazası sonucu ölen kişinin yakınları, TBK'daki 2 ve 10 yıllık sürelere tabi olmaksızın, olay tarihinden itibaren 15 yıl içinde destekten yoksun kalma tazminatı davası açabilirler. Yargıtay da bu görüşü istikrarlı bir şekilde uygulamaktadır (Yargıtay 11. HD, E. 2024/4512, K. 2024/7461).