Cinsel saldırı suçuna iştirak eden bir sanığın, fiil tamamlandıktan sonra ancak devam eden darp eylemi sırasında 'Yeter artık vurma, öldüreceksin, başımıza bela açacaksın' şeklindeki müdahalesi, onun suç kastını nasıl etkiler? Bu tür bir beyanın, iştirak iradesinin sınırlarını belirlemedeki rolünü YCGK'nın 2017/937 E. sayılı kararı bağlamında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79430

YCGK'nın 2017/937 E. sayılı kararında, sanığın bu müdahalesi, onun cinsel saldırı suçuna olan iştirak iradesini ortadan kaldıran bir etken olarak değil, tam aksine bu iradenin sınırlarını çizen bir delil olarak yorumlanmıştır. Mahkemenin mantığı şöyledir: Sanığın müdahalesi cinsel saldırı eylemine yönelik değildir. Saldırı tamamlandıktan sonra başlayan ve sanığın 'başımıza bela açacaksın' diyerek endişe ettiği, ölüm gibi daha ağır bir neticeye yol açabilecek darp eylemine yöneliktir. Bu durum, sanığın kastının ve diğer faille olan 'birlikte suç işleme kararı'nın cinsel saldırı fiilini kapsadığını, ancak bu fiilin ötesine geçerek ölümle sonuçlanabilecek bir yaralamayı kapsamadığını göstermektedir. Yani sanık, bu sözleriyle 'cinsel saldırıya katılma iradem vardı ama cinayete veya ağır yaralamaya iştirak iradem yok' demiş olmaktadır. Dolayısıyla bu müdahale, sanığı cinsel saldırı suçunun sorumluluğundan kurtarmaz. Aksine, müdahale etmediği önceki fiillere (cinsel saldırıya) rızasının ve iştirak iradesinin bulunduğunu, ancak sonraki ve daha ağır olan fiile iradesinin olmadığını teyit eden bir delil olarak değerlendirilmiştir. Bu, iştirakte kastın ve ortak suç işleme kararının kapsamının belirlenmesi açısından incelikli bir yorumdur.