Anayasa Mahkemesi ve İHAM içtihatları ışığında, 'din kültürü ve ahlak bilgisi öğretimi' ile 'din eğitimi ve öğretimi' arasındaki temel ayrım nedir? Bu ayrımın, bir dersin zorunlu veya seçmeli olmasındaki anayasal önemini (Anayasa m. 24/4) izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79425

AYM ve İHAM içtihatlarına göre 'din kültürü ve ahlak bilgisi öğretimi' ile 'din eğitimi ve öğretimi' arasındaki temel ayrım, dersin içeriğinin niteliği ve amacında yatmaktadır. 'Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretimi' (Anayasa m. 24/4, ikinci cümle uyarınca zorunlu olan), dinler hakkında nesnel, eleştirel, çoğulcu ve bilgilendirici bir yaklaşım sergileyen, genel kültür kazandırmayı amaçlayan bir 'öğretimdir'. Bu derste, belirli bir dinin inanç ve ibadetlerinin telkini (endoktrinasyon) yapılmaz. 'Din eğitimi ve öğretimi' (Anayasa m. 24/4, son cümle uyarınca isteğe bağlı olan) ise, belirli bir dinin veya inancın benimsetilmesi, ibadet usullerinin öğretilmesi ve kişinin o dine göre manevi olarak yetiştirilmesini amaçlayan bir 'eğitimdir'. Bu ayrımın anayasal önemi şudur: Eğer bir ders, içeriği itibarıyla nesnel 'öğretim' sınırlarını aşarak, belirli bir dinin (Türkiye'de baskın olarak Sünni İslam anlayışının) telkinine yönelik bir 'eğitim' niteliği kazanırsa, artık Anayasa'nın zorunlu kıldığı ders olmaktan çıkar. Bu durumda, ders Anayasa m. 24/4'ün son fıkrası kapsamına girer ve ancak kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin (ebeveynin) talebine bağlı olarak verilebilir. AYM'nin 2014/15345 başvuru numaralı kararında da vurguladığı gibi, 'öğretimin ötesine geçerek eğitim içeriğine sahip olan' bir dersin zorunlu tutulması, ebeveynlerin eğitimde kendi dini ve felsefi inançlarına saygı gösterilmesini isteme hakkını ihlal eder.