Bir davada ispat yükü kendisinde olmayan tarafın, karşı tarafa yemin teklif etmesinin hukuki bir sonucu var mıdır? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını, ispat yükü ve yemin delilinin doğası üzerinden analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79422

HMK'ya göre yemin, ispat yükü kendisine düşen tarafın, iddiasını başka delillerle ispatlayamadığında başvurduğu bir ispat aracıdır. Dolayısıyla, ispat yükü kendisinde olmayan bir tarafın (örneğin, borcu ödediğini iddia eden davalının ispat yükü altındayken, alacaklı olduğunu iddia eden davacının yemin teklif etmesi) karşı tarafa yemin teklif etmesi, usulen geçerli bir yemin teklifi değildir ve hukuki bir sonuç doğurmaz. Yargıtay, bu durumu açıkça vurgulamaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin bir kararında belirttiği üzere, 'İspat külfeti kendisinde olmayan tarafın karşı tarafa yönelttiği yeminin hukuki sonuç doğurmayacağı nazara alınmadan davacının yemin ettiği gerekçesi ile açılan davanın davacı tarafından ispatlandığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.' (Y4HD, E. 2020/3022, K. 2020/4399). Bunun nedeni, yeminin bir ispat vasıtası olması ve ispatın da ancak 'ispat yükü' olan taraf için söz konusu olmasıdır. İspat yükü olmayan tarafın, karşı tarafın beyanına (yeminli veya yeminsiz) değil, ispat yükü olan tarafın sunacağı delillere karşı savunma yapması gerekir. Mahkemenin, ispat yükü olmayan tarafa yemin teklif etme hakkını hatırlatması da düşünülemez. Bu tür usulsüz bir yemin eda edilse dahi, bu yemin 'kesin delil' niteliği taşımaz ve mahkeme bu yemine dayanarak hüküm kuramaz.