HMK m. 227/1 'Uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf dahi yemin teklif edebilir.' hükmünü, HMK'daki delillerin serbestçe değerlendirilmesi ilkesi (HMK m. 198) bağlamında yorumlayınız. Bu hüküm, bir tarafın diğer delilleriyle iddiasını ispatlayamadığı durumda son bir çare olarak mı yemin teklifine başvurabileceği anlamına gelir?
Evet, HMK m. 227/1 hükmü, bir tarafın iddiasını diğer delillerle (tanık, belge vb.) ispatlayamadığı takdirde, son bir çare olarak yemin deliline başvurabileceğini ifade eder. HMK'da kural, delillerin serbestçe takdiridir; yani kanunda istisnalar dışında deliller arasında bir hiyerarşi yoktur. Ancak 'yemin', 'ikrar' ve 'kesin hüküm' gibi 'kesin deliller' bu kuralın istisnasını oluşturur. Bir taraf, dava veya cevap dilekçesinde 'tanık, bilirkişi, yemin, sair deliller' gibi birden çok delile dayanabilir. Mahkeme öncelikle diğer delilleri toplar ve değerlendirir. Eğer bu takdiri deliller (tanık, bilirkişi raporu vb.) iddiayı ispatlamaya yeterli görülmezse, Hukuk Genel Kurulu'nun da kabul ettiği gibi, delil listesinde 'yemin' deliline dayanan tarafa, bu hakkını kullanıp kullanmayacağı (yani karşı tarafa yemin teklif edip etmeyeceği) hatırlatılmalıdır (HGK, E. 2017/3098, K. 2021/546). Tarafın yeminden başka delillerinin olması, yemin teklif etme hakkını ortadan kaldırmaz. Bu, ispat yükü altında olan tarafa, iddiasını kanıtlamak için kanunun tanıdığı tüm imkanları kullanma fırsatı verir. Ancak kritik nokta HMK m. 227/2'dir: Karşı taraf yemini eda etmeye hazır olduğunu bildirdikten sonra, artık yemin teklif eden taraf bu teklifinden vazgeçip başka bir delile dayanamaz.