Ceza zamanaşımı (TCK m. 68) ile dava zamanaşımı (TCK m. 66) arasındaki temel farkları; başlangıç anı, kesen nedenler ve hukuki sonuçları bakımından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79408

Ceza zamanaşımı ile dava zamanaşımı, ceza hukukunda zamanaşımının iki farklı türüdür ve temel farkları şunlardır: 1) Hukuki Nitelik ve Amaç: Dava zamanaşımı (TCK m. 66), suçun işlenmesinden itibaren belirli bir süre geçtiğinde devletin o suç hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma, yani dava açıp hüküm kurma yetkisini ortadan kaldırır. Ceza zamanaşımı (TCK m. 68) ise, kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünün infaz edilme yetkisini, hükmün kesinleşmesinden itibaren belirli bir süre geçmesiyle ortadan kaldırır. Kısacası, ilki kovuşturmayı, ikincisi infazı engeller. 2) Başlangıç Anı: Dava zamanaşımı, kural olarak 'suçun işlendiği gün' işlemeye başlar. Ceza zamanaşımı ise, 'hükmün kesinleştiği gün' veya infaz herhangi bir suretle kesintiye uğramışsa 'kesinti gününden' itibaren işlemeye başlar (TCK m. 68/5). 3) Kesen Nedenler: Dava zamanaşımını kesen nedenler CMK'da sayılmıştır (ifade alma, tutuklama, iddianame düzenlenmesi vb.) ve daha çeşitlidir. Ceza zamanaşımını kesen nedenler ise TCK m. 71'de sınırlı olarak sayılmıştır: mahkumiyet hükmünün infazı için yapılan tebligat, bu amaçla hükümlünün yakalanması veya hükümlünün üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren yeni bir kasıtlı suç işlemesi. 4) Hukuki Sonuç: Dava zamanaşımı dolduğunda, sanık hakkında 'düşme' kararı verilir ve suç hiç işlenmemiş gibi bir sonuç doğar. Ceza zamanaşımı dolduğunda ise, mahkumiyet hükmü ortadan kalkmaz, varlığını korur ancak 'infaz edilemez' hale gelir. TCK m. 68/1'in ifadesiyle ceza 'infaz edilmez'. Bu durum, örneğin tekerrür açısından önem taşıyabilir.