TCK m. 53/1 uyarınca kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak ortaya çıkan hak yoksunlukları ile TCK m. 53/5 uyarınca 'hakkın kötüye kullanılması' suretiyle işlenen suçlarda ayrıca hükmedilen hak yoksunluğu arasındaki temel farkları; süre, uygulama usulü ve hukuki nitelik açısından karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79404

TCK m. 53/1 ve m. 53/5'teki hak yoksunlukları arasında temel farklar bulunmaktadır: 1) Hukuki Nitelik ve Uygulama Usulü: TCK m. 53/1'deki hak yoksunlukları, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin 'kanuni (zorunlu) sonucu'dur. Mahkemenin ayrıca karar vermesine gerek yoktur, kendiliğinden uygulanır. Kararda gösterilmemesi kazanılmış hak oluşturmaz. TCK m. 53/5'teki hak yoksunluğu ise, mahkemenin takdirine bağlı, ayrıca ve açıkça hükmetmesi gereken bir 'güvenlik tedbiri' niteliğindedir. Mahkeme, bu tedbire hükmetmek zorunda değildir ve hükmetmezse uygulanamaz. Bu tedbire hükmedilebilmesi için iddianamede talep edilmesi veya sanığa ek savunma hakkı verilmesi gerekir. 2) Dayandığı Suç Tipi: m. 53/1, herhangi bir kasıtlı suçtan hapis cezası alınması halinde uygulanır. m. 53/5 ise daha özel bir durumu, yani suçun m. 53/1'de sayılan bir hak veya yetkinin (örn: velayet hakkı, şirket yöneticiliği) 'kötüye kullanılması' suretiyle işlenmesini şart koşar. 3) Süre ve Başlangıcı: m. 53/1'deki yoksunluklar, mahkum olunan hapis cezasının 'infazı tamamlanıncaya kadar' sürer. Yani, cezanın infazıyla birlikte başlar ve infazın (koşullu salıverilme süresi dahil) bitmesiyle sona erer. m. 53/5'teki yasaklama ise, cezanın 'infazından sonra işlemek üzere' hükmedilir. Süresi, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadardır ve bu süre, hapis cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar. Yani, m. 53/1 bittiğinde m. 53/5 başlar.