7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu çerçevesinde bir kişinin hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı bulunması, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması için tek başına yeterli bir sebep midir? Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki içtihadının idari yargıdaki yansımasını hukuki argümanlarla tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79381

Hayır, bir kişi hakkında HAGB kararı bulunması, tek başına güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması için yeterli ve hukuken geçerli bir sebep değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 231 uyarınca, HAGB kararı sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmaz ve denetim süresi sonunda dava düşer. Bu kararlar, Adli Sicil Kanunu gereği adli sicile değil, sadece özel bir sisteme kaydedilir ve kural olarak idari makamlarla paylaşılamaz. Anayasa Mahkemesi, HAGB kararlarının güvenlik soruşturmalarında aleyhe kullanılmasını 'masumiyet karinesi' ve 'özel hayata saygı hakkı'nın ihlali olarak değerlendirmiştir (Bkz: AYM, B. No: 2014/15365, 29.05.2019). AYM'ye göre, hukuken bir sonuç doğurmayan ve kesinleşmiş bir mahkumiyet niteliği taşımayan HAGB kararının, kişinin kamu hizmetine girmesine engel teşkil etmesi, kanunilik ilkesine aykırıdır. Bu içtihat, idari yargıda da benimsenmiştir. Danıştay, Anayasa Mahkemesi kararlarına atıfta bulunarak, yalnızca HAGB kararına dayanılarak verilen güvenlik soruşturması olumsuzluk kararlarını iptal etmektedir. İdare, HAGB kararının konusunu oluşturan fiilin niteliğinin, görevin gerektirdiği vasıflarla bağdaşmadığını somut delillerle ortaya koymadıkça, salt HAGB kararına dayanarak işlem tesis edemez (Bkz: Danıştay 8. Daire, E. 2020/257, K. 2022/2182).