Çek hukukunda cirantaların, TTK m. 732 uyarınca sebepsiz zenginleşme davasına davalı olarak gösterilememesinin temel mantığı nedir? Cirantanın 'hatır cirosu' ile senedi devraldığı istisnai durumda, sebepsiz zenginleştiği iddia edilerek kendisine karşı genel hükümlere göre dava açılabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79363

Çek hukukunda cirantaların TTK m. 732 kapsamında davalı olamamasının temel mantığı, cirantanın normal bir ticari döngüde sebepsiz zenginleşmemesidir. Kural olarak ciranta, senedi bir borcuna karşılık devralır ve yine bir borcuna karşılık başkasına devreder. Yani, senedi devrederken karşılığında bir mal, hizmet veya alacağının tahsilini sağlar. Hamilin müracaat hakkını kaybetmesi, cirantanın borçtan kurtulmasını sağlar ancak bu durum onu 'sebepsiz' zenginleştirmez, çünkü o zaten senedin bedelini ödemiş veya karşılığını vermiştir. TTK m. 732/3 hükmü, poliçedeki cirantalar için bu davayı açıkça yasaklamakta, bu kural çekler için de kıyasen uygulanmaktadır. Ancak cirantanın 'hatır cirosu' ile, yani hiçbir karşılık almadan sadece hamilin kredi bulmasını sağlamak amacıyla senedi devralması durumunda bir istisna ortaya çıkar. Eğer bu hatır cirantası, hamilin müracaat hakkını kaybetmesi sonucu borçtan kurtulursa, fiilen sebepsiz zenginleşmiş olur. Bu durumda, kendisine karşı TTK m. 732'ye göre kambiyo hukukuna özgü sebepsiz zenginleşme davası açılamasa da, senedi kendisine hatır için devreden önceki hamil veya lehtar tarafından, aralarındaki temel ilişkiye (hatır ilişkisine) dayanarak genel hükümlere (TBK m. 77 vd.) göre bir sebepsiz zenginleşme davası açılması mümkündür. Bu dava, kambiyo hukukuna değil, borçlar hukukuna tabi olacaktır.