Anayasa Mahkemesi, bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin (CBK) Anayasa'ya uygunluğunu denetlerken izlediği hiyerarşik denetim süreci nasıldır? Özellikle 'konu bakımından yetki' denetiminin önceliğini ve bu denetim kapsamında ele alınan (Anayasa m. 104/17) dört temel kriteri açıklayınız.
Anayasa Mahkemesi, bir CBK'nın Anayasa'ya uygunluğunu denetlerken iki aşamalı ve hiyerarşik bir denetim süreci izler: Önce şekil ve konu bakımından yetki denetimi, sonra içerik (esas) denetimi. AYM, öncelikle CBK'nın Anayasa'nın 104. maddesinin 17. fıkrasında belirtilen 'konu bakımından yetki' kurallarına uygun olarak çıkarılıp çıkarılmadığını inceler. Eğer CBK bu yetki kurallarından birine aykırı ise, içeriğinin Anayasa'ya uygun olup olmadığına bakılmaksızın, yetki yönünden iptal edilir. Bu denetimde ele alınan dört temel kriter şunlardır: 1) Yürütme Yetkisine İlişkin Olma: CBK, sadece Cumhurbaşkanı'nın 'yürütme yetkisine ilişkin konularda' çıkarılabilir. Yasama veya yargı alanına giren konularda CBK çıkarılamaz. 2) Temel Hak ve Hürriyetler Yasağı: Anayasa'nın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerindeki temel haklar, kişi hak ve ödevleri (yaşama hakkı, özel hayatın gizliliği vb.) ile dördüncü bölümdeki siyasi hak ve ödevler (seçme, seçilme hakkı vb.) CBK ile düzenlenemez. 3) Münhasıran Kanunla Düzenleme Yasağı: Anayasa'da 'ancak kanunla düzenlenir' denen konularda (örn: vergi, suç ve cezalar) CBK çıkarılamaz. 4) Kanunda Açıkça Düzenlenen Konularda Çıkarılamama Yasağı: Bir konu, daha önce bir kanunla açıkça düzenlenmişse, o konuda CBK çıkarılamaz. Önce kanunun ilga edilmesi gerekir. AYM, bir CBK'nın bu dört kriterden herhangi birine aykırı olduğunu tespit ederse, 'konu bakımından yetkisizlik' nedeniyle iptal kararı verir ve esasa ilişkin (içerik) denetime geçmez (Bkz: AYM, E.2018/119, K.2020/25).