Birden fazla kişinin sorumlu olduğu bir haksız fiil (örn: zincirleme trafik kazası) sonucu ölüm meydana gelmesi durumunda, destekten yoksun kalanların tazminat talebinde 'müteselsil sorumluluk' ilkesi nasıl işler? Davacıların, kendi desteklerinin kusurundan ve diğer sorumluların kusurundan etkilenip etkilenmeyeceğini TBK m. 61 ve KTK m. 88 çerçevesinde değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79346

Birden fazla kişinin sorumlu olduğu bir haksız fiilde, destekten yoksun kalanların tazminat alacağı bakımından 'müteselsil sorumluluk' ilkesi uygulanır. TBK m. 61, 'Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.' der. Karayolları Trafik Kanunu (KTK) m. 88 de bu ilkeyi yineler. Müteselsil sorumluluğun sonucu şudur: Destekten yoksun kalanlar (davacı), zararlarının tamamını sorumlulardan (davalılardan) diledikleri birinden, birkaçından veya hepsinden talep edebilirler. Davacı, sorumluların kendi aralarındaki kusur oranlarıyla bağlı değildir. Davacının kendi desteğinin kusurunun davacıya yansıtılıp yansıtılmayacağı ise davacının sıfatına göre değişir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre; davacı, ölenin 'mirasçısı' sıfatıyla manevi tazminat gibi taleplerde bulunuyorsa, desteğin kusuru kendisine yansıtılır ve kusur oranında indirim yapılır. Ancak davacı, 'destekten yoksun kalan üçüncü kişi' sıfatıyla kendi şahsında doğan maddi tazminatı talep ediyorsa, desteğin kusuru kendisine yansıtılmaz. Çünkü bu, onun kendi zararıdır. Bu durumda davacı, zararının tamamını, davalının kusur oranına bakmaksızın (poliçe limitiyle sınırlı olarak) talep edebilir. Ödemeyi yapan davalı, daha sonra kendi aralarındaki kusur oranlarına göre diğer sorumlulara rücu edebilir (Bkz: Yargıtay 17. HD, E. 2018/3488, K. 2020/2231).