Borçlunun yokluğunda verilen bir ihtiyati haciz kararına karşı borçlunun başvurabileceği kanun yolları nelerdir? İİK m. 265'te düzenlenen 'itiraz' yolu ile istinaf kanun yolu arasındaki ilişkiyi ve hangi aşamada hangi yola başvurulabileceğini izah ediniz.
Borçlunun yokluğunda (kendisi dinlenmeden) verilen bir ihtiyati haciz kararına karşı kanun yolu süreci iki aşamalıdır: 1) İtiraz Yolu (İİK m. 265): Borçlu, bu karara karşı doğrudan istinaf yoluna gidemez. Öncelikle, kararı veren ilk derece mahkemesine, haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı 'itiraz' etmelidir. Bu itiraz, ihtiyati haczin uygulandığına dair haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde yapılmalıdır. Mahkeme, itiraz üzerine duruşma yaparak tarafları dinler ve itiraz hakkında bir karar verir. Bu aşamada borçlunun dinlenmesi sağlanmış olur. 2) İstinaf Kanun Yolu: Borçlu veya alacaklı, ilk derece mahkemesinin 'itiraz üzerine verdiği karara karşı' istinaf kanun yoluna başvurabilir (İİK m. 265/5). Yani istinaf, doğrudan ihtiyati haciz kararına karşı değil, o karara yapılan itirazın reddi veya kabulü yönündeki karara karşı açılır. Bölge Adliye Mahkemesi'nin bu başvuru üzerine verdiği karar kesindir. Özetle, borçlunun yokluğunda verilen karara karşı önce mahkemesine itiraz edilir, bu itiraz sonucunda verilen karara karşı ise istinafa gidilir. Borçlunun dinlenerek (yüzüne karşı) verildiği bir ihtiyati haciz kararına karşı ise, itiraz yolu kapalı olup, doğrudan istinaf kanun yoluna başvurulabilir (İİK m. 258/3).