İhtiyati haciz (İİK m. 257) ile ihtiyati tedbir (HMK m. 389) kurumlarını; amaç, konu, şartlar ve hukuki sonuçları bakımından karşılaştırarak temel farklarını ortaya koyunuz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79325

İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir, her ikisi de geçici hukuki koruma tedbiri olmasına rağmen, aralarında önemli farklar bulunur: 1) Amaç ve Konu: İhtiyati haczin konusu münhasıran 'para ve teminat alacakları'dır. Amacı, borçlunun malvarlığına önceden el koyarak, gelecekteki bir icra takibinin sonucunu güvence altına almaktır. İhtiyati tedbirin konusu ise para dışındaki her türlü hak ve şey olabilir. Amacı, dava konusu olan mal veya hakkın dava süresince başkasına devredilmesini, zarar görmesini veya durumunun değiştirilmesini önlemektir. Kısacası, ihtiyati haciz 'alacağı', ihtiyati tedbir ise 'dava konusunu' güvence altına alır. 2) Şartlar: İhtiyati haciz için kural olarak alacağın vadesinin gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir (İİK m. 257/1). Vadesi gelmemiş alacaklar için ise kanunda sayılan özel şartların (borçlunun yerleşim yerinin olmaması, mal kaçırması vb.) varlığı aranır (İİK m. 257/2). İhtiyati tedbir için ise, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi yeterlidir (HMK m. 389/1). Her ikisinde de 'yaklaşık ispat' yeterlidir. 3) Hukuki Sonuçlar: İhtiyati haciz, borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisini tamamen kaldırmaz; mallar satılabilir ancak hacizle yüklü olarak devredilir. Alacaklıya satış isteme yetkisi vermez, sadece mevcut hacizlere geçici iştirak hakkı tanır. İhtiyati tedbir ise, niteliğine göre, dava konusu mal üzerinde her türlü tasarrufu (satış, devir vb.) engelleyebilir ve bu yasağa aykırı davranış cezai sorumluluk doğurabilir.