Güvenlik soruşturması iptal davasında, idarenin dayandığı 'istihbari bilgi' niteliğindeki verilerin hukuki değeri ve idare mahkemesi tarafından denetlenme sınırları nelerdir? Mahkeme, bu tür soyut ve teyide muhtaç bilgileri hangi usuli araçlarla somutlaştırarak hukuki bir karara esas alabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79289

Güvenlik soruşturması iptal davasında, idarenin dayandığı 'istihbari bilgi' niteliğindeki veriler, tek başlarına birer hukuki delil niteliği taşımaz. Bu bilgiler genellikle soyut, duyuma dayalı ve teyit edilmemiş olabilir. İdare mahkemesi, hukuka uygunluk denetimi yaparken bu bilgilerin doğruluğunu ve somut olgularla desteklenip desteklenmediğini araştırmakla yükümlüdür. Mahkeme, bu denetimi yaparken İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) kendisine tanıdığı 're'sen araştırma' yetkisini kullanır. Bu kapsamda mahkeme, 'ara karar' kurarak Emniyet Genel Müdürlüğü, Cumhuriyet Başsavcılıkları veya ilgili diğer kurumlardan davacı ve çevresi hakkında somut, adli veya idari bir işleme konu olmuş bilgi ve belge talep eder. Eğer istihbari bilgi, bu kurumlardan gelen resmi ve somut verilerle (örneğin bir soruşturma, kovuşturma veya kesinleşmiş mahkumiyet kararı) doğrulanmazsa, mahkeme bu soyut bilgiye dayanarak tesis edilen idari işlemi (atamanın yapılmaması, sözleşmenin feshi vb.) hukuka aykırı bularak iptal edecektir. Danıştay içtihatları da, soyut ve olgusal verilerle desteklenmeyen istihbari bilgilere dayanılarak güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılamayacağı yönünde istikrar kazanmıştır (Bkz: Danıştay 8. Daire, E. 2020/5325, K. 2023/1639).