Soyut norm denetiminde (iptal davası), Anayasa'nın 150. maddesi uyarınca dava açma yetkisine sahip olan 'Türkiye Büyük Millet Meclisinde en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu'nun bu yetkiyi kullanabilmesi için parti grubu içinde nasıl bir karar alma süreci gereklidir? Bu sürecin usule uygun olmamasının dava üzerindeki etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79279

Anayasa m. 150'de sayılan süjelerden olan 'TBMM'de en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu'nun (mevcut durumda AKP ve CHP grupları) iptal davası açma yetkisini kullanabilmesi, kendi içlerinde belirli bir usulü takip etmelerine bağlıdır. 2949 sayılı AYM'nin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 26. maddesi bu süreci düzenler. Buna göre, bir siyasi parti grubunun iptal davası açabilmesi için, öncelikle grup genel kurulunda bu yönde bir karar alması gerekir. Bu kararın, grup 'üye tamsayısının salt çoğunluğu' ile alınması şarttır. Karar alındıktan sonra dava, ilgili grup başkanı veya görevlendireceği başkanvekili tarafından açılır. Bu karar alma süreci, dava açma ehliyetinin bir parçasıdır ve Anayasa Mahkemesi tarafından re'sen incelenir. Eğer dava, usulüne uygun (salt çoğunlukla) alınmış bir grup kararı olmaksızın açılmışsa, Anayasa Mahkemesi davayı 'dava açma yetkisi yokluğu' nedeniyle esasa girmeden reddeder. Ayrıca, AYM'nin yerleşik içtihatlarına göre, bu grup kararının, iptali istenen kanun veya CBK'nın Resmi Gazete'de yayımlanmasından 'sonra' alınmış olması gerekmektedir. Yayımdan önce alınan kararlar geçersiz sayılır.