5187 sayılı Basın Kanunu'nun 27. maddesinde düzenlenen özel görev kuralının, genel görev kuralları (CMK m. 3 vd.) karşısındaki yerini ve televizyon yayınları yoluyla işlenen suçlarda uygulanıp uygulanmayacağını Yargıtay kararları ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #79251

5187 sayılı Basın Kanunu m. 27, 'basılmış eserler yoluyla' işlenen suçlar için özel bir görev kuralı getirmiştir. Bu maddeye göre, bu tür suçlardan kaynaklanan davalar, eğer bir yerde birden fazla asliye ceza veya ağır ceza mahkemesi varsa, 'iki numaralı' mahkemede görülür. Bu, genel görev kurallarını düzenleyen CMK hükümlerine göre özel bir kuraldır ve 'özel kanun, genel kanundan önce gelir' (lex specialis derogat legi generali) ilkesi gereği öncelikle uygulanır. Ancak bu özel kuralın uygulama alanı, kanunun lafzı gereği 'basılmış eserler' ile sınırlıdır. Basın Kanunu m. 2'de 'basılmış eser', basım araçlarıyla basılan veya çoğaltılan yazı, resim ve benzeri eserler olarak tanımlanmıştır. Yargıtay, bu tanımın televizyon veya radyo gibi görsel-işitsel yayınları kapsamadığını istikrarlı bir şekilde kabul etmektedir. Dolayısıyla, bir televizyon programında yapılan hakaret, iftira gibi suçlar, 'basın yoluyla işlenmiş' sayılmaz ve bu davalarda Basın Kanunu m. 27'deki özel görev kuralı uygulanmaz. Bu tür davalar, genel hükümlere göre görevli ve yetkili mahkemede görülür. Bir asliye ceza mahkemesinin, televizyonda işlenen bir suçu Basın Kanunu kapsamında değerlendirerek 2 numaralı asliye ceza mahkemesine görevsizlik kararı vermesi, Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunarak bozulmaktadır (Yargıtay 18. CD, E. 2016/18850, K. 2017/4790).