TCK m. 68/5 hükmüne göre, ceza zamanaşımı süresi 'kalan ceza miktarı esas alınarak' hesaplanır. Bu hükmün, özellikle infazına başlanmış ancak daha sonra kesintiye uğramış (firar vb.) cezalardaki ve uyarlama yargılaması sonucu cezası indirilmiş hükümlülerdeki uygulama biçimini Yargıtay kararları ışığında izah ediniz.
TCK m. 68/5'teki 'kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır' hükmü, ceza zamanaşımının dinamiğini belirleyen önemli bir kuraldır. Uygulaması şu şekillerde ortaya çıkar: 1) İnfazın Kesintiye Uğraması: Bir hükümlü, cezasının bir kısmını çektikten sonra firar ederse, ceza zamanaşımı firar tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlar. Ancak bu durumda zamanaşımı süresi, hükmedilen toplam ceza üzerinden değil, infaz edilecek 'bakiye (kalan) ceza miktarı' üzerinden belirlenir. Örneğin, 8 yıl hapis cezası alan ve 4 yıl yattıktan sonra firar eden bir hükümlünün kalan cezası 4 yıldır. TCK m. 68/1-e'ye göre 5 yıla kadar hapis cezalarının zamanaşımı 10 yıl olduğundan, bu hükümlü için 10 yıllık yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlar. Eğer kalan ceza 5 yıldan fazla olsaydı, zamanaşımı 20 yıl olacaktı (TCK m. 68/1-d). 2) Uyarlama Yargılaması: Sonradan yürürlüğe giren lehe bir kanun nedeniyle yapılan uyarlama yargılaması sonucu hükümlünün cezası indirilirse, ceza zamanaşımı süresi de bu yeni ve lehe olan ceza miktarına göre yeniden hesaplanır. Yargıtay, uyarlama sonucu belirlenen cezanın infaz edilecek bakiye miktarına göre zamanaşımı süresinin de değişeceğini kabul etmektedir. Örneğin, 12 yıl 6 ay hapis cezası alan, uyarlama sonucu cezası 6 yıl 3 aya indirilen ve tutuklulukta geçirdiği süre mahsup edildiğinde infaz etmesi gereken bakiye cezası 5 yılın altına düşen bir hükümlü için, başlangıçta 20 yıllık olan zamanaşımı süresinin, 10 yıllık zamanaşımına tabi olacağına karar vermiştir (Yargıtay 1. CD, E. 2017/1520, K. 2017/4024).