Kambiyo senedine özgü sebepsiz zenginleşme davasını (TTK m. 732) genel hükümlerdeki sebepsiz zenginleşme davasından (TBK m. 77) ayıran temel karakteristik özellikler nelerdir? Özellikle 'haksızlık/geçersizlik' unsuru, ispat yükü ve zamanaşımı süreleri açısından karşılaştırmalı bir analiz yapınız.
TTK m. 732'deki sebepsiz zenginleşme davası, TBK m. 77'deki genel davadan şu temel noktalarda ayrılır ve tali (ikincil) değil, özel ve asli bir dava niteliğindedir: 1) Sebebin Hukuki Niteliği: TBK m. 77'de zenginleşmenin 'haklı bir sebebe' dayanmaması gerekir. Yani sebep ya yoktur ya da geçersizdir. TTK m. 732'de ise zenginleşmenin haksızlığı aranmaz. Burada zenginleşme, hamilin kambiyo hukukundan doğan haklarını (protesto çekmeme, süresinde ibraz etmeme gibi) usulüne uygun kullanmaması veya zamanaşımı nedeniyle kaybetmesi sonucu ortaya çıkar. Sebep başlangıçta geçerli olsa da, sonradan talep hakkının düşmesiyle davalı (keşideci) borçtan kurtularak zenginleşir. 2) İspat Yükü: TBK m. 77'de ispat yükü genel kurala göre zenginleşmenin haksız olduğunu iddia eden davacıya aittir. TTK m. 732/4'te ise bu kural tersine çevrilmiştir. Hamilin, senede dayalı hakkını kaybettiğini ispatlamasıyla, keşidecinin sebepsiz zenginleştiği karine olarak kabul edilir. 'Sebepsiz zenginleşmediğini' ispat yükü davalı keşideciye aittir. Bu, hamilin korunması ve senedin tedavül kabiliyeti nedeniyle getirilmiş çok önemli bir istisnadır. 3) Zamanaşımı: TBK m. 82'ye göre genel sebepsiz zenginleşme davası, hak sahibinin geri isteme hakkını öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabidir. TTK m. 732/4'te ise özel bir zamanaşımı süresi öngörülmüştür: Bu dava, senedin (poliçe, bono, çek) zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren 'bir yıl' içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve daha kısadır.