HMK m. 268/3'teki 'Ancak kamu görevlilerine, bağlı bulundukları kurumlarla ilgili dava ve işlerde, bilirkişi olarak görev verilemez.' hükmünün mutlak bir yasak mı, yoksa tarafların muvafakatiyle aşılabilecek bir yasak mı olduğunu tartışınız.
Bu hüküm, **mutlak bir yasaktır** ve tarafların muvafakatiyle aşılamaz. Yasağın temelinde, bilirkişinin 'tarafsızlığı' ilkesi yatmaktadır. Tarafsızlık, sadece tarafların menfaatlerini değil, aynı zamanda yargılamanın adil ve dürüst bir şekilde yürütülmesini ve kamu düzenini de ilgilendiren temel bir yargılama ilkesidir. Tarafların, kamu düzenine ilişkin emredici bir usul kuralı üzerinde anlaşarak onu bertaraf etmeleri mümkün değildir. Taraflar, bağlı olduğu kurumun taraf olduğu bir davada bir kamu görevlisinin bilirkişilik yapmasına rıza gösterseler dahi, bu durum bilirkişinin objektif olamayacağı yönündeki karineyi ortadan kaldırmaz ve mahkemenin bu yasağa rağmen görevlendirme yapması, adil yargılanma hakkının ihlali ve bir bozma nedeni teşkil eder. (Bkz: Yargıtay 15. HD, 2016/270 E., 2017/1922 K. kararının gerekçesi)