Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2019/1852 sayılı kararında, sanığın eylemlerinin 'örgüte yardım etme' (TCK m. 220/7) suçunu oluşturduğu kabul edilirken, mahkemenin sanığı 'örgüt üyeliği'nden (TCK m. 314/2) mahkûm etmesi, ne tür bir hukuki hata olarak nitelendirilmiştir?
Bu durum, Yargıtay tarafından **suç vasfında hataya düşülmesi** olarak nitelendirilmiştir. Suç vasfında (nitelendirmede) hata, mahkemenin, sanığın gerçekleştirdiği sabit kabul edilen fiili, kanunda uyan suç tipi yerine, başka bir suç tipi olarak değerlendirip ona göre hüküm kurmasıdır. Karara konu olayda mahkeme, sanığın eylemlerini (sendika/dernek üyeliği, talimatla banka işlemi) örgüt üyeliği için aranan 'organik bağ' ve 'hiyerarşik yapıya dahil olma' unsurlarını taşımadığı halde, yanlış bir hukuki niteleme ile 'örgüt üyeliği' olarak kabul etmiştir. Oysa Yargıtay'a göre bu eylemler, ancak hiyerarşiye dahil olmaksızın örgüte destek olmayı ifade eden ve daha farklı bir suç tipi olan 'örgüte yardım etme' suçunu oluşturmaktadır. Suç vasfının yanlış belirlenmesi, hem uygulanacak ceza aralığını hem de infaz rejimini doğrudan etkilediği için temel bir hukuki hatadır ve bozma nedenidir.